Yeryüzünün Yarıldığı Gün
Dünya üzerindeki en sert yaşam koşullarına sahip yerlerden birinde yaşadığınızı düşünün: Etiyopya'nın Afar Çölü'nde. Burada yaz sıcaklıkları 50 dereceyi bulabiliyor. Sonra 2005 yılının Eylül ayında bir sabah uyanıyorsunuz ve yerin tam altınızda çatlıyor. 60 kilometre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde dev bir yarık oluşuyor. Kulağa felaket filmi senaryosu gibi geliyor ama gerçekten yaşandı. Üstelik bu olay belki de çok daha büyük bir değişimin başlangıcı.
Doğa Ana'nın Şov Zamanı
Afar Çökmesi'nde yaşananlar sıradan bir deprem değildi. Milyonlarca yıldır yer altında dev bir erimiş kaya balonu yavaş yavaş büyüyordu. Sanki jeolojik bir düdüklü tencere patlamayı bekliyormuş gibi. Sonunda yüzeye ulaştığında bilim insanlarının şimdi Dabbahu Çatlağı dediği yapıyı oluşturdu. Bu olay kıtaların nasıl parçalandığına dair bildiklerimizi tamamen değiştirdi.
Olay yerine koşan jeolog Dr. Cynthia Ebinger durumu çok güzel özetlemiş: "Böyle bir şeyi hiç görmemiştik." Bu kadar dramatik yarılmalar genellikle okyanus tabanında, gözlerimizden uzakta gerçekleşir. Ama işte burada, karada, gözlerimizin önünde oluyordu.
Afrika'nın Büyük Ayrılığı
İşin gerçekten şaşırtıcı yanı şu: çöldeki bu çatlak Afrika'nın iki ayrı kıtaya bölünmesinin başlangıcı olabilir. Tüm bölge Doğu Afrika Rift Sistemi denilen yapının üzerinde yer alıyor. Bu sistem yaklaşık 25 milyon yıldır kıtayı yavaş yavaş parçalıyor.
Bunu çok ama çok yavaş çekimli bir ayrılık olarak düşünebilirsiniz. Arap, Nübya ve Somali tektonik plakaları tırnaklarımızın büyüme hızıyla birbirinden uzaklaşıyor. Pek hızlı sayılmaz ama jeolojik zaman ölçeğinde oldukça süratli!
Yeni Bir Okyanusun Doğuşu
Bu hikayede beni en çok büyüleyen nokta gelecekte yaşanabileceklerin muazzam ölçeği. Bilim insanları yaklaşık 500 bin yıl sonra (jeolojik açıdan neredeyse yarın) Afar Çökmesi'nin deniz seviyesinin altına inip deniz suyuyla dolabileceğini düşünüyor. Birkaç milyon yıl daha geçince Afrika'yı ikiye bölen yepyeni bir okyanus olabilir.
Gelecekteki coğrafya kitaplarında iki ayrı Afrika kıtasının arasından geçen denizi hayal edin. Yeni bir dünyanın doğuşunu süper yavaş çekimle izliyormuşuz gibi.
Ama Bir Sürpriz Var
Tabii jeoloji bizi hep merakta bırakır. Her kıtasal çatlak okyanus olmaz. Bazen bu dev yarıklar durur kalır. Kuzey Amerika'nın Detroit'ten Kansas'a uzanan başarısız bir çatlağı var. 30 milyon yıl boyunca volkanik kayalar oluşturmuş, sonra gizemli bir şekilde vazgeçmiş.
Afar bölgesi şaşırtıcı davranışlar sergiliyor. 2005'teki dramatik olaydan sonra beş yıl içinde 13 benzer (ama daha küçük) olay daha yaşandı. Şimdi işler normal temposuna döndü ama Ebinger her 50-100 yılda bir böyle dramatik olaylar göreceğimizi tahmin ediyor.
Neden Önemli?
Kıtaların yarılmasını izlemenin heyecanı bir yana, bu araştırma gezegenimizin nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı oluyor. Afar bölgesi doğal bir laboratuvar gibi. Genellikle kilometrelerce okyanus suyu altında gizlenen süreçleri burada gözlemleyebiliyoruz.
Gezegenimizin ne kadar dinamik ve canlı olduğunu da hatırlatıyor. Kıtaları kalıcı yapılar sanırız ama aslında sürekli hareket ediyor, kayıyor, kendilerini yeniden şekillendiriyorlar. Sadece insan yaşamını göz açıp kapama süresi gibi gösteren zaman ölçeklerinde.
Uzun Vadeli Plan
Afrika gerçekten ikiye bölünecek mi? Belki. Yeni bir okyanus oluşacak mı? Olabilir. Dürüst cevap şu: Yüz binlerce yıl beklemeden bilemeyiz. İşte bu durum olayı bu kadar büyüleyici yapıyor. Bizden sonraki yüzlerce neslin bile göremeyeceği jeolojik bir hikayenin açılış bölümüne tanık oluyoruz.
Bilimin güzelliği de burada: bazen en şaşırtıcı keşifler, muhteşem gezegenimiz hakkında hâlâ ne kadar az bildiğimizi hatırlatan keşiflerdir.