Alzheimer's Araştırmasında Büyük Bir Yanılsama
Milyarlarca dolar harcayıp bir varsayıma dayanan tedaviye yatırım yaptığınızı, sonra o varsayımın aslında işe yaramadığını öğrendiğinizi düşünün. Alzheimer araştırmalarında tam olarak bu yaşanıyor şu sıralarda. Bilim insanları için çok utandırıcı bir durum açıkçası.
Son yirmi yıldır araştırmacılar amiloid beta adı verilen bir proteine takıntılı. Bu protein Alzheimer hastalarının beyninde birikip oluşumlar yapıyor. Mantık basit ve tutarlı görünüyordu: bu proteini temizleyelim, hastalık durur. Temiz, sade, mantıklı bir fikir. Sadece bir sorun var: işe yaramıyor.
Bilim Dünyasını Sarsacak Araştırma
Tıbbi kanıt değerlendirmesinde altın standart kabul edilen Cochrane kütüphanesi yeni bir inceleme yaptı. 17 farklı klinik denemenin verilerini topladılar. 20 binin üzerinde katılımcı vardı. Bunlar hızlı, ucuz çalışmalar değildi—gerçek hastalarla yıllar boyunca yapılan ciddi araştırmalar.
Sonuç mu? Amiloid proteini temizlemek için tasarlanan ilaçlar ya hiç faydası olmadı ya da o kadar minimal bir yararı oldu ki hastalar fark bile edemedi.
İşin garip tarafı şu: bazı araştırmaların istatistiksel açıdan anlamlı sonuçları vardı. Kağıt üzerinde rakamlar güzel görünüyordu. Ama istatistiksel anlamlılıkla gerçek hayatta fark ettirebilmek arasında dünya kadar fark var. Eğer bir ilaç hafıza kaybını çok ufak oranda azaltıyorsa ve kimse bunu normal yaşamında hissedemiyorsa, bu başarı mı?
Ama Tehlikeli Yanı da Var
Fayda sağlamaması bile yeterince kötü. Para ve kaynaklar işe yaramayan tedavilerde harcandığı için başka seçenekler araştırılamıyor. Ama daha da var.
Bu anti-amiloid ilaçlar güvenlik riskleri taşıyor. Araştırma beyin şişmesi ve kanama riskini artırdığını buldu. Çoğu durumda beyin taramaları bu değişiklikleri gösterdi ama belirtiler yoktu—bunda iyi bir yanı var. Yalnız uzun vadeli etkiler hakkında hiçbir fikrimiz yok. Hastalara bu ilaçları verirken bu belirsizlik rahatsız edici.
Peki Sırada Ne Var?
Araştırma ekibi ve uzman doktor yöneticileri temelde şunu söylüyor: "Dur, düşünüp başka yollara bakalım."
Tüm kaynakları amiloid betayı temizlemeye dökmeye devam etmek yerine, Alzheimer hastalığına katkı sağlayabilecek başka biyolojik yolları araştırmalıyız. Bu yeni bir fikir değil aslında. Dünyanın dört bir yanında bilim insanları zaten başka teoriler üzerinde çalışıyor: beyin iltihabı, tau protein dolaşıkları, damar sorunları ve benzeri mekanizmalar.
Sanki bir otomobilin hava filtresini düzeltmeye çalışırken, aslında motoru, şanzımanı veya birden fazla parçasının bozuk olduğunu yeni keşfetmişiz gibi.
Hastalar İçin Anlamı
Eğer siz ya da sevdiğiniz biri Alzheimer'da bir atılım umuyorsanız, bu haber kötü hissettirmek doğal. Yıllarca mucize tedavi bekliyorduk. Ama burada önemli bir nokta var.
İyi bilim işte böyle işliyor. Tahmin kurarız, test ederiz, kanıtlar desteklemezse yönümüzü değiştiririz. Bu başarısızlık değil, öğrenmedir. Milyonları etkileyen bir hastalıkla uğraşırken yavaş ve yorucu gelmek normal. Ama işe yaramayan tedavilere atılmak kimseye yardım etmez.
Dürüst olmak gerekirse, Alzheimer için hâlâ iyi bir tedavimiz yok. Kötü bir durum. En azından şimdi biliyoruz ki bu yoldan devam etmek bize oraya götürmeyecek. Bu değerli bir bilgi—araştırma çabalarını daha umut verici yönlere çevirme imkanı veriyor.
Alzheimer tedavisi arayışı devam ediyor. Sadece kimsenin beklemediği bir rotada ilerlemeye başlayacak.