Beynin Sakladığı Mekanizması: IDOL Enzimi
Kimse Dikkat Etmemiş Bir Enzim
Beynimizin kapısında bir güvenlik görevlisi olduğunu düşün. Ama bu görevli, sorun çıkaranları dışarı çıkarmak yerine içeri alıyor. Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin araştırmacıları tam da bunu keşfetti. IDOL adlı bir enzim hakkında konuşuyoruz.
Bilim insanları uzun yıllardır amiloid plakları izlemişler. Bunlar Alzheimer hastalarının beynininde biriken yapışkan protein yığınları—sanki paslanmış bir boruyu tıkayan tortu gibi. Son zamanlarda onaylanan yeni ilaçlar bu birikintileri hedef alıyor ve hastaların bilişsel düşüşünü yavaşlatmaya yardımcı oluyor. Ama işte burada sorun çıkıyor: sadece dağı temizlemek yeterli olmayabilir. Peki ya dağın ilk etapta oluşmasını engelleseydik?
İşte IDOL devreye giriyor.
Beklenmedik Keşif
Araştırmacılar mantıklı bir varsayımla başladı. Beynin bağışıklık hücreleri, mikroglia adı verilen bu hücreler, tüm işin başrol oyuncusu olmalıdır. Sonuçta bu hücreler beynin temizlik ekibi. Zararlı şeyleri temizlemek onların işi. Üstelik IDOL'ü da esas olarak bu hücreler üretiyordu.
Araştırmacılar da yapılması gerekeni yaptı. Alzheimer modeli oluşturdular ve farklı beyin hücrelerinden IDOL genini silmeye başladılar.
Sonuçlar çakıldı.
Bağışıklık hücrelerinden IDOL'ü çıkardıklarında pek birşey değişmedi. Ama nöronlardan, yani fiilen düşünen beyin hücrelerinden silindiklerinde kargaşa ortaya çıktı. Amiloid plakları önemli ölçüde azaldı. Sanki suçlu ortaya çıktı ama hiç beklenmedik bir yerden. Gerçek müsebep dağı yapan değil, yanında durup izin veren taraf çıktı.
Sadece Temizlik Değil
Bulguyu daha ilginç kılan ise bu. Sadece plak azalmasından ibaret değil. IDOL'ün nöronlardan çıkması başka bir proteinin, apolipoprotein E'nin seviyesini de düşürdü. Özellikle tehlikeli olan APOE4 varyantı—Alzheimer riski için sanki kimsenin almak istemeyeceği bir piyango bileti.
Şöyle düşün: hem kirlilik üreten hem de o kirliliğe karşı yapılacak teçhizatı üreten bir fabrika. Kirliliğin üretimini kapatabilirsen ama temizlik teçhizatını kaybetmezsen, kazanmış olursun.
Araştırma gösterdi ki IDOL alındığında, nöronlar aslında reseptörleri arttırdı. Bu reseptörler hem APOE hem de amiloid plakları kontrol ediyor. Aynı zamanda nöronların birbirleriyle haberleşmesine ve beynin sağlıklı işlemesine de kritik rol oynuyorlar.
Neden Bu Önemli?
Gerçeklik şöyle. Çoğu insan Alzheimer tanısını alırken beyindeki plaklar zaten tırmanmış durumda olmuş. Bir sorun olduğunu fark ettiğinde, hasar çoktan yaşanmış.
Ya iki şeyi aynı anda yapabilseydik? Plak birikintisini azaltsak ve beynin zaten var olan plaklara karşı daha dirençli olmasını sağlasak? Bu noktada oyun değişebilir. Önceki araştırmalar gösteriyor ki belirli yolakları aktifleştirmek, beyinde plak çok olsa bile insanların zeka keskinliğini korumalarını sağlayabiliyor. Artrit geliştiğinde bile kaslarını güçlü tutmak gibi bir şey.
Sırada Ne Var?
Araştırmacılar şimdi "bunu nasıl ilaç yapabiliriz?" aşamasında. IDOL'ü hedef alan ilaçları geliştirmeyi keşfediyorlar. Güvenlik ve etkililik testleri gelecekte laboratuvar ortamında yapılacak.
Başka sorulara da cevap arıyorlar. IDOL engellenmesi nöronlar arasındaki bağlantıları koruyabilir mi? Tau denilen başka bir Alzheimer göstergesini azaltabilir mi? Bu sorular daha güçlü tedavilere giden yolu açabilir.
Sonuç Olarak
Bu araştırma yarın Alzheimer çaresini getirmeyecek. Bilim böyle işlemez. Ama görünen o ki bilim insanları tek bir hedefi takip etmekten vazgeçiyor. Alzheimer'ı birçok müdahalenin daha iyi sonuç verebileceği karmaşık bir sistem olarak anlıyorlar.
Ve yıllardır kaçırdığımız gizli bir tetikleyiciyi bulabilmek? Bu tür keşifler bize beyin hakkında ne kadar çok bilmemiz gerektiğini ve bu hastalıkla savaşanlar için ne kadar umut olduğunu hatırlatıyor.