Beyin Gerçeklikle Saklambaç Oynadığında Ne Olur?
Kafanızı karıştıracak bir şey söyleyeyim: bir inme geçirdikten sonra bazı insanlar dünyanın yarısını tamamen kaybedebiliyor. En korkutucu tarafı? Çoğu zaman bundan haberdar bile değillerdir.
Bu bilimkurgu değil. Buna hemispatyal ihmal deniyor ve sinir sisteminin en ilginç tuzaklarından biri. Garip olan kısım ise gözlerle hiç ilişkili değil. Gözleriniz mükemmel çalışıyor. Beyin sadece varlığın bir tarafını fark etmeyi bırakıyor.
Sabah Kahvaltısında Neler Oluyor
Masada yumurta ve tost ile otururken bunu hayal edin. Fakat tabağınızın sadece sağ yarısını "görebiliyorsunuz". Yumurtaları yiyor, kahvenizi bitiriyorsunuz ve eşiniz aç olup olmadığınızı soruyor çünkü yemek açık seçik kalıntısı görülüyor. Oysa tabakta kalan yemek yok değil—beyninizde hiç orada olmamış. Sol taraftaki tost, meyve, tereyağı? Bunlar kör noktanız içinde. Ancak gözleriniz değil, bilinciniz kör.
İşte hemispatyal ihmalin özü budur.
Peki Neden Böyle Oluyor?
Beyninizin sağ yarısı dikkat konusunda genel müdür görevi görüyor. Çevrenizde olan herşeyi, özellikle sol tarafı fark etmekten sorumlu. Sağ yarısında inme geçiren birinin bu yönetici pozisyondan atılması demek ve aniden dünyanın sol yarısı beyninizin işleme sisteminden kaybolur.
Rakamlar ürkütücü: sağ yarısında inme geçiren hastaların yüzde 43'ü bu duruma yakalanıyor. Çok yüksek bir oran. Sol yarısında inme geçirenlerin de beşte biri buna maruz kalıyor.
İhmalin Iki Farklı Türü
Burası daha da tuhaflaşıyor. Hemispatyal ihmal iki değişik şekilde beliriyor:
Öz-merkezci ihmal kendi vücudunuzun sol tarafını görmezden gelmeniz demek. Sadece yüzünün sağ tarafını traş etmeyi veya kendi sol kolunuzu tanıyamamayı düşünün. Doktor kolunuzu kaldırıp "bu kimin?" diye sorduğunda "sizin" diyebilirsiniz. Beyniniz kendi vücudunun parçalarını reddetmiş.
Çevresel ihmal etrafınızdaki herşeyin bir tarafını görmezden gelmeniz. Bir kelimeyi yarısından okuyor duruyorsunuz. Bardağın sol tarafındaki kulpunu kaçırıyorsunuz. Evde dolaşırken yarısı yokmuş gibi yaşıyorsunuz.
Doktorlar Bunu Nasıl Anlıyor?
Teşhis aslında oldukça akıllıca. Doktor sizi saat çizeceğini söylüyor ve siz tüm rakamları sağ tarafa yerleştiriyorsunuz—sol yarı hiç aklınıza gelmiyor. Ya da ev çizmeniz isteniyor ve sonunda sadece sağ yarısı detaylı bir şekilde çizilmiş.
Dokunsal testler de var: vücudunuzun sol ve sağ tarafı aynı anda dokunulduğunda sadece sağda hissediyorsunuz. Görüş alanının her iki tarafında objeler gösterildiğinde sadece sağ taraftakileri fark ediyorsunuz.
Derdi En Çok Olan Kısım
Beni bu durumda en çok etkileyeni söyleyeyim: birçok hasta bunun farkında bile değil. Doktor sol tarafı görmezden geldiğini söylediğinde sık sık bunu reddediyorlar. Beyin sadece sol tarafı yok saymıyor—aynı zamanda bir şeyin yanlış olduğunu söyleyen sistemi de bozmuş. Sanki beyin kendi vücudu hakkında sizi kandırıyor.
Bu ilişkilerde ve ailelerde gerçek sorunlar yaratıyor. Yakın çevre hayal kırıklığına uğruyor. Hastalar savunmaya geçiyor. Tecrit başlıyor. Sinir sistemi problemi sosyal krize dönüşüyor.
Ama İyiye Gidişler Var
İyi haber şu: bu her zaman kalıcı değil. Rehabilitasyon beyni yeniden bağlantılandırabilir. Hastalar uzman terapistlerle çalışırken kafalarını çevirip ihmal edilen tarafa bakışlarını kaydırmayı öğreniyorlar. Sanki beyninize sol tarafın hala var olduğunu hatırlatıyor gibiviz.
Araştırmalar dış motivasyonun yardım ettiğini gösteriy. Bir çalışmada hastaların madeni paraları (mali değeri var) ve düğmeleri (sadece düğme) çevreleme görevinde başarısı artıyor—para görmüş olduğunuz zaman ihmal edilen tarafta bile daha iyi çalışıyorsunuz. Bir şey için önem taşıdığında beyniniz daha sert direnç gösteriyor.
Sonuç Olarak
Hemispatyal ihmal beyni ne kadar karmaşık olduğunun ve gerçeklik algımızın ne kadar kırılgan olduğunun hatırlatıcısı. Dünyayı görüş biçiminiz sadece gözlerinizden değil—beyninizin dikkat sistemi tarafından aktif olarak inşa ediliyor. Bu sistem bozulduğunda gerçeklik yeniden yazılıyor.
Düşündürmeli yani. Beyniniz tahmin ettiğinizden daha güçlü ve aynı zamanda daha kırılgan.