Kafatasının içinde iki ayrı beyin mi gizleniyor?
Şimdi sakin ol ve okumaya devam et. Stanford Tıp Merkezi'nden gelen yeni bir araştırma, beynimizin aslında tek bir organ olmadığını öne sürüyor. İki ayrı organ milyonlarca yıl boyunca birbirine kaynaşmış ve biz onu tek bir bütün sanmışız.
Evet, ben de ilk duyduğumda aynı tepkiyi verdim.
Yani Gerçekten İki Beyin Mi?
Eskiden beri kabul gören varsayım şuydu: tüm beyin tek bir hücre havuzundan gelişiyor. Mobilyada olduğu gibi düşün, tüm parçalar aynı kutudan çıkıyor.
Ama işin ilginç tarafı bu araştırma farklı bir tablo çiziyor.
Beyninin ön bölgesi—dil, matematik, soyut düşünme ve gece saat ikiye kadar "hayatın anlamı ne" diye düşünme işlevlerinin yönetildiği kısım—bir grup öncü hücreden (progenitor cell) gelişiyor. Arka bölgeyse (beyin sapı dediğimiz kısım) tamamen farklı bir hücre ailesinden.
Aynı soydan gelmiyorlar bile.
Bu Neden Önemli?
İşte asıl ilginç nokta burası. Araştırmacılar onlarca yıldır laboratuvarda belirli beyin hücrelerini yetiştirmeye çalışıyor. Özellikle arka beyinde yaşayan, nefes almayı, kalp atışını idare eden hücreler bunlar. Yani sen hiç düşünmeden yaptığın şeylerin sorumluları.
Anlaşılan o ki, bilim insanları yanlış hücre tipini başka bir tipe dönüştürmeye uğraşıyorlarmış. Kediyi balığa çevirmeye benzer bir şey. İkisi de memeli, ama olacak iş değil.
Bu keşif araştırmacılara yeni bir yol haritası veriyor. "Demek bu yüzden olmuyormuş—bu hücreleri dönüştüremezsiniz! Doğru başlangıç noktasından yetiştirmeniz gerekiyor."
Bazı Önemli Hastalıkları Yeniden Düşünmemiz Gerekebilir
Beni en çok etkileyen kısım burası oldu. Spinal musküler atrofi (SMA) ve ALS gibi hastalıklar arka beyini etkiliyor. Laboratuvarda bu hücreleri güvenilir şekilde yetiştiremediğimiz için bu hastalıkları düzgün inceleyemiyorduk.
SMA, bir yaşın altındaki çocuklarda genetik ölüm nedenlerinin başında geliyor. ALS'i ise çoğumuz yakın çevremizden tanıyoruz. Bunlar sadece bilimsel problemler değil, gerçek aileleri etkileyen hastalıklar.
Artık beyinin iki ayrı sistemden geliştiğini bildiğimize göre, bu spesifik nöronları yetiştirebilir ve bu hastalıklarda tam olarak neyin bozulduğunu inceleyebiliriz. Daha önce mümkün olmayan tedavi yollarının önü açılabilir.
Kafatasındaki İki Yüz Milyon Yıllık Tarih
Aynı anda hem küçücük hissetmeni hem de olağanüstü bir varlık olduğunu fark etmeni sağlayacak bir bilgi: bu ikili beyin yapısı muhtemelen yüz milyonlarca yılda evrimleşti. Bir sistem eski, hayati önemdeki temel fonksiyonları yönetiyor. Diğeri ise daha yeni, insana özgü yetenekleri.
Başımızda aslında iki ayrı sinir sistemi bir kafatasına sıkıştırılmış halde dolaşıyoruz ve bunlar bir şekilde uyum içinde çalışıyor. Uygarlıklar kuruyoruz, sanat yaratıyoruz, kendi varlığımız üzerine düşünüyoruz.
Bunu bir düşününce gerçekten mucizevi.
Araştırmacıların kendisi net belirtmiş: beynin önü ve arkası tamamen farklı öncü hücrelerden gelişiyor. Nokta. İnsan biyolojisini anlayışımızda temel bir değişim bu.
Ben şimdi kendi kafama biraz daha farklı bakıyor olacağım. İki beyin, bir bedende—evrimin en iyi fırsatı.