Evrende Yalnız Olmayabiliriz: Bilinç Üzerine Kopernik Devrimi
Şu son günlerde kafamda bir soru dönüp duruyor ve sizinle paylaşmak istiyorum: Ya bilinç sandığımızdan çok daha yaygınsa?
İki felsefeci—UC Riverside'dan Eric Schwitzgebel ve şimdi Lizbon Üniversitesi'nde çalışan Jeremy Pober—tuhaf bir makale yayımladılar. Temel iddia şu: Evrende bilinç, bizim hayal ettiğimiz yeşil uzaylılar formatında değil belki, ama muhtemelen sandığımızdan çok daha fazla yerde var.
Kopernik'in Mirası
1514'e kısa bir yolculuk yapalım. Polonyalı astronom Nicolaus Copernicus gökyüzüne baktı, hesaplar yaptı ve o dönem için intihar sayılabilecek bir sonuca vardı: Dünya özel değil. Hiçbir şeyin merkezi değiliz. Güneş'in etrafında dönen sıradan kayalardan biriyiz.
Bu fikir devrim niteliindeydi. Kilise pek memnun olmadı doğrusu. Ama asıl ilginç olan daha derin fikir: Eğer Dünya milyarlarca gezegen arasında sıradan bir taneyse, bilinç gibi bir şeyin sadece burada evrilebileceğini neden varsayalım ki?
Copernicus bize evren adresimizi "VIP süit"ten "sonsuz katlı bir binanın 4.734.892.103 numaralı dairesi"ne çevirdi. Bu gerçekten biraz ezici, bir yandan da rahatlatıcı.
İşler Karışıyor
İşte burada Schwitzgebel ve Pober devreye giriyor. Copernicus'un bıraktığı yerden devam ederek ilginç bir soru soruyorlar: Bilinç bir malzemede—bizim karbon bazlı biyolojik yapımızda—ortaya çıkabiliyorsa, başka malzemelerde de çıkabilir mi?
"Alt taban" derken kasıt, bir şeyin yapıldığı malzeme. Seni dinleyen beyin bir alt taban. Bilgisayarındaki çip bir alt taban. Uzaylı bir kristal de olabilir.
Filozoflar bu özelliğe "alt taban esnekliği" diyor. Kafanız karışmasın, basit bir benzetmeyle açıklayayım:
Bir fincan düşün—her gün kullandığın kahve fincanı. Seramikten yapılabilir, camdan, metalden, plastenden. Hatta aslında bir kaba koyarsan bir kabak bile olur. Neden mi? Çünkü bir fincandan beklediğimiz temel özellik "sıvı tutması." Bu özellik esnek. Çok sayıda malzemeyle sağlanabilir.
Ama beklentimizi "kaynar suyu eritmeden tutabilmesi" şeklinde değiştirirsen, uygun malzeme sayısı dramatik şekilde düşer. Spesifikleştikçe olasılıklar daralır.
Bilinç Ne Demek?
Peki bilinç tam olarak nedir? Problem çözmek mi? Kendinin farkında olmak mı? Rüya görmek mi? Filozoflar kesin bir cevap iddiasında değiller—haklı olarak. Ama Kopernik mantığını bilince uygulayarak şunu öne sürüyorlar: Gözlemlenebilir evrende "davranışsal açıdan sofistike en az bin farklı tür" çeşitli, beklenmedik alt tabanlardan oluşuyor olabilir.
Tanıyamayacağımız pek çok potansiyel bilinçli varlık demek bu.
Belki gaz devlerinin atmosferik girdaplarından oluşan varlıklar var. Belki silisyum bazlı yaşam formları, düşüncemizin kavrayamayacağı şekillerde varoluşu işliyor. Ve işte burada kafam allak bullak oluyor: Bilinç, her gün temas ettiğimiz ama aklımızın ucundan bile geçirmediğimiz alt tabanlarda tam da şu an ortaya çıkıyor olabilir.
Sorgulamak
Şunu açıkça söyleyeyim: Filozoflar bunun spekülatif olduğunun farkındalar. Elimizde bilinç için yalnızca bir örnek var—Dünya'daki yaşam. Geri kalan her şey çıkarım ve hayal gücü.
Ama beni uyutmayan bir soru var: Dünya'daki bilim insanları bile bilincin ne olduğu konusunda hemfikir değilken, tamamen yabancı bir formda nasıl tanırız ki?
Tek ihtimal de var tabii: Dünya yaşamı gerçekten benzersiz olabilir. Bilinçli zekâyı üreten bu kozmik piyango bir kerelik bir şans olabilir.
Ama beni heyecanlandıran başka bir şey var: Bu olasılığı düşünmek bile evrene bakışımızı değiştiriyor. Eğer bilinç karbon bazlı sinir dokusuna bağlı değilse, "bizim gibi düşünen uzaylılar" aramıyoruz. Henüz hayal edemediğimiz zihinler arıyoruz.
Sonuç
Şahsen bu teoriyi güzel bir hatırlatma olarak görüyorum: Evrenin büyük planında ne kadar küçük olduğumuzun—ve bu küçüklüğün bizi değersiz kılmadığının. Tam tersine, bizi büyütüyor.
Eğer bilinç gerçekten alt taban esnekliğine sahipse, evren sadece kayalardan, gazlardan ve radyasyondan ibaret değil. Bakış açılarıyla dolu. Deneyimlerle. Belki hayal edemeyeceğimiz sevinçler ve kederlerle.
Ya da tamamen yanılıyoruz ve evrende yalnızız. Ama akıllı insanların bu soruyu soruyor olması bence harika değil mi?
Artık ev bitkilerime farklı bakacağım. Hem de hiçbir şey olmasa bile.
Kaynak: Popular Mechanics