Yeni Zelanda'nın Gizli Geçmişi Ortaya Çıktı
Bir milyon yıl önce kapatılmış bir sandığı açmak gibi bir şey olmuş işte. Yeni Zelanda'nın Kuzey Adası'ndaki Waitomo yakınlarında bir mağaraya giren paleontologlar tam da buna benzer bir sürprizle karşılaştı: insanlar oraya gelmeden çok uzun zaman önce yok olmuş, kuş ve kurbağalardan oluşan bütün bir canlı topluluk.
Sıradan bir fossü buluntu değil bu. Yeni Zelanda'nın meşhur kuş çeşitliliğinin aslında çok daha dramatik bir geçmişe sahip olduğunun kanıtı.
Doğanın Sıfırlama Tuşu: İklim ve Volkanlar
Şu anda Yeni Zelanda'ya özgü diye bildiğimiz o inanılmaz kuşlar? Bunlar orijinal değil. Doğa daha önce birkaç kez çıkışı temizledikten sonra gelen ikinci, belki üçüncü nesil.
Fosillerden öğreniyoruz ki yaklaşık bir milyon yıl önce, Yeni Zelanda'daki kuş türlerinin yüzde 33 ile 50'si birdenbire yok olmuş. Bunun sebebi insan avı ya da ormanların kesilmesi değilmiş. Gezegenin tüm gücüyle saldırması: müthiş volkanik patlamalar ve hayatta kalmayı imkânsız hale getiren hızlı iklim değişimleri.
Şöyle düşün: sevdiğin bir orman her birkaç bin yılda tamamen değişiyor. Ağaçlar değişiyor, sıcaklık çılgınca dalgalanıyor, gökyüzünden kül yağıyor. Bir süre sonra eski ormana uyum sağlamış canlılar yenisinde yaşayamıyor. Yok oluyorlar ve başka bir şey onların yerini dolduruyor.
Uçabilmiş Olabilecek Eski Papağan
Özellikle bir buluntu benim ilgimi çekti: daha önceki dönemlerde hiç görülmemiş bir papağan türü, Strigops insulaborealis. Bugünkü kākāpō'nün eski bir akrabası—o tombul, kanat geçmez, tuhaf sesler çıkaran Yeni Zelanda papağanı bilirsin ya.
İşin ilginç tarafı şurada: bu eski versiyonun uçabiliyor olması muhtemel. Fosillerden bakılırsa bacakları bugünküne kıyasla zayıf, yani muhtemelen ağaç tırmanmak bunun işi değilmişti. Araştırmacılar hâlen bu kanatların gerçekten işe yaramış olup olmadığını inceliyor ama ihtimal bile heyecan verici. Evrimin bir noktasında kākāpō karar vermiş: "artık uçmayacağım" demiş ve bugünkü yer üstünde yaşayan versiyonu haline gelmiş.
Mağarada takahē'nin atası ve Avustralya papağanlarıyla arkadaşlık yapan yok olmuş bir güvercin türünün fosillerini de bulmuşlar. Şimdiki kuş dünyasından tamamen farklı bir atmosfer.
Volkanlar Nasıl Doğanın Zaman Makinesi Oldu
Bilim insanları bu mağaranın tam olarak bir milyon yaşında olduğunu nasıl anladı? Volkanik kül sayesinde. İki farklı kül tabakası fosilieri andıçladı—biri 1,55 milyon yıl önceki patlama, diğeri yaklaşık bir milyon yıl önceki. Bu ikinci patlama? Araştırmacılar bunun Kuzey Adası'nın tamamına metrelerce kül yağdırdığını düşünüyor. Çoğu yok oldu ama bir kısmı mağarada tutuldu ve bu kapakları sıkıca kapadı.
Oldukça zekice bir inceleme çalışması. Ekosistemleri yok eden volkanlar aynı zamanda onları mükemmelen koruyup saklayıp bize çalışma fırsatı vermiş.
Kimse Beklemediği Gerçek
Beni en çok etkileyen nokta şu: uzun yıllar bilim insanları insanları Yeni Zelanda'nın hayvan hayatında oluşan her olumsuz şeyin sorumlusu olarak görmüştü. İnsanlar yaklaşık 750 yıl önce gelmiş, moaları avıyla yok etmiş, ormanları değiştirmiş—tamamdır, insan kötü.
Ama bu keşif gösteriyor ki Yeni Zelanda'nın hayvanları insanlar gelmeden çok uzun zaman önce zaten bir dalgalanma içindeymiş. Doğa adanın hayvan dünyasını devamlı yeniden kuruyordu, insanın herhangi bir müdahalesinden yıllar öncesinde.
Ormanlar kayıyor, habitatlar değişiyor. Gelişmiş türler yok oluyor, tamamen yeni bir liste alıyor yerlerini. Burası insanın yok ettiği bozulmamış bir cennetin hikâyesi değil. Burada hep değişen, hiç stabil olmayan, yaşayanlarını uyum sağlamaya ya da ölmeye zorlayan bir ekosistemin öyküsü.
Bu, insanın etkisini haklı çıkarmaz tabii—hayır, sadeleştirdik ve gerçek hasar verdik. Ama Yeni Zelanda'nın hayvanlarının düşündüğümüzden çok daha sağlam ve uyumlu olduğunu söylüyor. Bu canlılar süper volkanları ve iklim kaosunu sağ salim atlattı. Eğer gerektiği gibi korursak belki yine bizi şaşırtırlar.
Waitomo yakınlarındaki mağara, dünyanın en eşsiz hikâyelerinden birinin kayıp bir bölümünü verdi bize. Açıkçası? Bu da Yeni Zelanda'yı ziyaret etme isteğimi arttırdı.