İnsanı Kendini Yeterli Hissettiren Bir Drone
Açık sözlü olmak istiyorum: Drone pilotluğunda berbatım. Yere çarpmadan kaldırmayı başarabiliyorum çoğu zaman, ama biraz daha karmaşık bir manevra yapsam? İşte o zaman moralim bozuluyor. Düzgün takip çekimleri, sinematik spiral hareketleri, Hollywood filmlerinden çıkmış gibi görünen görüntüler—bunların hepsi benim başarabileceğim şeyler değilmiş gibi hissettiriyor.
Hoverair X1 Promax'ı elimize aldığımda çok gerçekçi bir beklenti içine girdim. Bu cihaz beni bir gecede profesyonele çevirmeyecekti. Ama sürpriz olan, işte tam da burası: gerçekten de işimi biliyormuş gibi gösteriyor beni.
"Kullanması Kolay" Cidden Bir Şey İfade Ettiğinde
Burada sihir diye nitelendirilen şey aslında harika bir yapay zeka ya da telepati teknolojisi değil. Daha basit ve daha işlevsel bir şey. Drone 15 tane hazır uçuş deseniyle geliyor.
Bunun ne anlama geldiğini düşün. Bir konunun etrafında dönen bir çekim yapmak istiyorsun? Tek dokunuş. Güzel bir manzaranın üzerinde yükselen spiral çekimi ister misin? Bunun için bir düğme var. Jaws gibi filmlerde görülen o garip yakınlaştırma-uzaklaştırma efektini yapmak istiyorsun? Var. Hatta bisiklet ve kayak sporları içinse özel modları var.
Bunu birleştirmek drone'u otopilota almak gibi geldi bana. Elle düzgün bir takip çekimi yapmaya çalışırken ter dökmeye başlayan biri için bu gerçekten özgür hissettiriyor.
"Oyuncak" ile "Profesyonel" Arasındaki Altın Ortam
Fiyat ve performans konuşalım. X1 Promax ilginç bir yerde duruyor. Oyuncak değil—8K kamerası, uzun menzili ve rüzgar direnci bunu kanıtlıyor. Ama DJI Mavic 4 Pro gibi profesyonel seviyeliyle yarışacak kadar da değil. Dürüst olmak gerekirse? Bunun tamamen sorun olması yok.
Bu drone tam olarak ne olduğunu biliyor ve başka birşey olmadığını iddia etmiyor. Elden gitmiş bir araba kadar para harcamadan ciddi havadan çekim almak isteyen birisiysen, bunu incelemeye değer. Özür dilemeden yapabileceğin çalışmaları ortaya koymak için yeterli özelliği ve kalitesi var.
Mantıklı Bir Boyut
Bir başka şey daha, devrim niteliğinde sayılmaması gerekirdi ama sayılıyor: Çok küçük. Cidden küçük. Katlayınca sırt çantanızın yan cebine giriyor sanki buna göre tasarlanmış gibi. Bu sandığınızdan çok daha önemli. Bir drone'u çantanıza koyup seyahat edebileceğin zaman, onu da beraberinde alırsın.
Baş Ağrısına Sebep Olmayan Uygulama
Telefon uygulaması şaşırtıcı derecede basit. Her şey mantıklı, gereksiz seçeneklerle dolmuş değil, 40 sayfalık bir kılavuzdan danışmadan ne yaptığını anlayabiliyorsun. Bunu önem verilecek bir şey gibi görmemek gerekirdi ama bazı üreticiler bu yaklaşımdan ders alabilir.
Sonuç Olarak
Insanlar drone teknolojisinin yıllar geektirmesi gereken korkutucu bir şey olduğunu sanıyor. Hoverair X1 Promax bunun öyle olması gerekmediğini kanıtlıyor. Sinemagraf kalitesi görüntü üretecek kadar gelişmiş, ama benim gibi pek yetenekli olmayan biri bile mutluluğla kullanabileceği bir cihaz olabilir.
Seni Hollywood yönetmenine çevirmeyecek. Ama neler yapabileceğini gördüğünde eminim seni şaşırtacak.