Buzullar Konuşuyor — Bilim İnsanları Sonunda Duyuyor
Şöyle düşün: Antarktika'da devasa bir buzulun üzerinde duruyorsun, dünyanın en soğuk ve en rüzgarlı yeri. Ortalık sessiz, değil mi? Sadece sen, kilometrelerce buz ve o garip kutuplu sessizlik.
Aslında o sessizlik bir yanılsama. Ayaklarının altında, buz sürekli hareket ediyor, çatliyor ve — inanması güç ama — depremler üretiyor.
Evet, yanlış duymadın. Buzulların da depremi olabiliyor.
Buzul Depremi Nedir, Neden Olur?
En basit haliyle anlatayım. Bildiğimiz depremler, yeryüzünün kabuğundaki tektonik plakaların aniden kayıp birbirine sürtündüğünde oluşur. Şiddetli sarsıntılar yaratır, yeri titretir ve bütün şehirleri yerle bir edebilir.
Buzul depremleri farklı — ve açıkçası korkunç bir güzellikleri var.
Bu depremler, devasa buz parçalarının buzulun ucundan kopup okyanusa düştüğünde yaşanıyor. Bu buzdağları devrildiğinde (bilim insanları buna "devrilme" diyor), geldikleri buzulun içine muazzam bir güçle çarpıyor. Bu çarpışma, binlerce kilometre yol alabilen sarsıntılar yaratıyor.
İlginç olan şu: bu buzul depremleri, normal depremlerin ürettiği yüksek frekanslı dalgaları üretmiyor. Sıradan deprem algılama cihazları bu sinyalleri yakalayamıyor. Bu yüzden bilim insanları bunların varlığını yirmi yıl öncesine kadar bilmiyordu — yanlış tür sinyalleri dinliyorduk.
Mahşer Buzulu'nun Söyleyecekleri Var
İşler burada daha da ilginçleşiyor. Yeni bir çalışma, Antarktika'da 360'ı aşkın gizli buzul depremi tespit etti. Bunların çoğu, bilim insanlarının giderek daha çok endişelenerek izlediği tek bir buzuldan geliyor.
Thwaites Buzulu.
Henüz duymadıysan, sana dünyanın en rahatsız edici buz parçasıyla tanıştırayım. Thwaites bazen "Mahşer Buzulu" olarak anılıyor çünkü tamamen çökerse, küresel deniz seviyesini yaklaşık 3 metre yükseltir. Miami'den Mumbai'ye kadar kıyı şehirlerini su altında bırakacak kadar.
Ve işte asıl rahatsız edici kısım: Thwaites dengesiz bir zeminin üzerinde duruyor. Tabanı deniz seviyesinin altında. Yani sıcak okyanus suyu buzulun altını oyabilir. Bilim insanları yıllardır bu buzul hakkında endişeli ama tam olarak ne olduğunu net olarak göremiyorduk.
Ta ki şimdiye kadar.
Sayılar Şaşırtıyor
Çalışma, Antarktika'da tespit edilen tüm buzul depremlerinin yaklaşık üçte ikisinin Thwaites'ta yaşandığını ortaya koydu — 2010 ile 2023 arasında 362 olaydan 245'i. Bu, demek ki çok sayıda buzdağı devrilip çarpıyordu.
Ama araştırmacıları en çok şaşırtan şey şu: bu depremler, Grönland'daki benzer olayların kalıplarını izlemiyordu.
Grönland'da buzul depremleri daha çok yaz sonunda, sıcaklıklar yükselip buzullar daha hızlı eridiğinde yaşanıyor. Mevsimsel bir durum bu, tıpkı bazı hayvanların kışın uyuyup ilkbaharda ortaya çıkması gibi.
Thwaites'ta ise en büyük sismik hareket 2018 ile 2020 arasında oldu. Uydu verileri, buzulun yüzen buz "dili"nin o dönemde hızlandığını doğruladı. Bir şey onu denize doğru daha hızlı itiyordu ve bu bir şeyin hava sıcaklığıyla değil, okyanus koşullarıyla ilgili olduğu görülüyor.
Bu sorun çünkü okyanus koşullarını incelemek ve tahmin etmek daha zor. Yüzeyin çok altındaki su dolaşımı ve sıcaklık değişimlerinden bahsediyoruz — basit bir termometre okumasından çok daha zor izlenen değişkenler.
Neden Önemli (Çok Önemli)
açık olayım: bu araştırmayı bulduğumda hem tedirgin oldum hem umutlandım.
Tedirginlik şundan: Thwaites'ın beklediğimizden çok daha aktif olduğunu gösteriyor. Kopan ve devrilen tüm o buz parçaları mı? Bu, buzulun önemli bir hızla kütle kaybettiğini gösterir. Ne kadar aktif olursa, o kadar dikkat etmemiz gerekir.
Ama umut verici çünkü artık ne olduğunu dinlemenin yeni bir yoluna sahibiz. Sismik izleme, buzul davranışını gerçek zamanlı takip etmek için güçlü bir araç olabilir. Uydu görüntülerine (bulut ve kutup karanlığı nedeniyle engellenebilir) bağlı kalmak yerine, bilim insanları buzulun çalıştığını literal olarak duyabilir.
Düşün: Her seferinde bir buz parçası kopup devrildiğinde, bize bir mesaj gönderiyor. "Burada bir şeyler oluyor." Soru şu: Biz yeterince akıllı miyiz dinlemek için?
Hâlâ Bir Gizem Var
Araştırmacılar Pine Island buzulu yakınında da sismik olaylar tespit etti ama işte bilmece: Bu depremler okyanustan 60 ila 80 kilometre uzakta gerçekleşiyordu. Devrilen buzdağlarının neden olabileceği mesafeden çok uzak.
Peki bunlar ne?
Dürüst cevap: henüz bilmiyoruz. Ve bunu kutlamaya değer olduğunu düşünüyorum. Bilim, henüz cevaplamadığımız soruları bularak ilerler. Pine Island'daki gizemli sinyaller, çözülmeyi bekleyen bir bilmece ve kişisel olarak araştırmacıların bir sonra ne keşfedeceğini görmek için sabırsızlanıyorum.
Büyük Resim
Şu düşünce aklımdan çıkmıyor: Dünyamızı daha iyi anlamak için teknoloji ve yöntemler geliştirdiğimiz bir çağda yaşıyoruz. Sismik ağlar, uydu gözlemleri, okyanus sensörleri — bunlar insanların asla hayatta kalamayacağı yerlere göz ve kulak veriyor.
Mahşer Buzulu yarın çökmeyecek. Bilim insanları yüzyıllarımız olduğunu tahmin ediyor. Ama topladığımız her veri parçası, riskleri daha iyi anlamamıza ve buna göre hazırlanmamıza yardımcı oluyor.
Buzullar konuşuyor. Bu araştırma sayesinde, dilini öğrenmeye başlıyoruz.
Kaynak: ScienceDaily — Yüzlerce gizli deprem Antarktika'nın Mahşer Buzulu'nda keşfedildi