Elbiselerin Ömrünü Kısaltan Şey Aslında Ne?
Tanıdık bir sahne: Yeni bir tişört aldın, tam istediğin gibi. Oturması mükemmel, rengi de. Hatta yıllarca giyeceksin diye düşündün. Ama on iki, on beş yıkamadan sonra tişört aniden solgun ve yorgun görünmeye başlıyor. Rengi dönüyor, üzerine garip bir gri pus çöküyor. Aldığın ürün bozuk muydu diye sorgulamaya başlıyorsun.
Cevap: Muhtemelen değil. Suçlu çoğu zaman çamaşır makinesinin içinde oluyor.
Makinenin İçinde Neler Olduğunu Kimse Anlatmıyor
Bunu geçenlerde öğrendim: Her yıkama döngüsünde giysilerin birer birer parçalanması başlıyor. Anlaşılır, mikro fiber denen ufak liflerin kumaştan kopması söz konusu. Sadece görüntü meselesi değil bu. Bu kaybolan lifler, giysilerin zamanından önce yaşlanmasına ve yapısını kaybetmesine neden oluyor.
Bunu şöyle düşün: Tişörtün milyonlarca ufak iplikten örülü. Her yıkama, o ipliklerden bazılarının yerinden çıkması demek. Bunu kaç kere tekrar et, tişörtün de oldukça kötü görünmeye başlar.
Araştırmaya Göre Ne Yapmalısın?
Leeds Üniversitesi'ndeki bilim insanları (bir temizlik ürünü şirketinin desteğiyle – bu konuya sonra değineceğim) hangi yıkama koşullarında nelerin değiştiğini ölçmek için karar verdiler. Daha sonra onlarca tişörtü farklı sıcaklıklar ve döngü sürelerinde yıkadılar ve suya karışan şeyleri analiz ettiler.
Sonuç açık: Soğuk su + kısa döngü = daha uzun süre yeni görünen giysi.
En çarpıcı bulgu şu: 40°C'de 85 dakika yıkama, 30 dakikalık soğuk su hızlı programından çok daha fazla renk kaybına sebep oluyor. Fark çok belirgin ki aylar ve yıllar içinde gerçekten birikebiliyor.
Sayılar da Aynı Hikayeyi Anlatıyor
Araştırmacılar boya çıkması (renk solması diye düşün) olayına baktığında da aynı deseni gördüler. Yüksek sıcaklık ve uzun süreler, daha çok rengin suyun içinde kaybolmasına yol açıyor. Başka bir bulgu daha vardı: Sekizinci veya on altıncı yıkamada dahi giysilerin hala ciddi miktarda mikro fiber yayıyor olması. Bu problem giysi yeni iken ortadan kalkmıyor; yaşamının sonuna kadar devam ediyor.
Demek ki her yıkama sayılı, ve ne kadar nazik hareket edersen o kadar iyi.
Pratik Olarak Bunun Anlamı Ne?
İyi haber: Özel ekipman almana veya hayatını değiştirmene gerek yok. Tavsiye çok basit: Makinenin en soğuk suyu ve en kısa programını kullan.
Bu sadece sevdiğin kazağın güzel kalması için değil. Soğuk ve kısa yıkamalar aynı zamanda:
- Daha az su tüketimi - Kısa döngüler doğal olarak az su kullanır
- Enerji tasarrufu - Su ısıtmak için güç harcamıyorsun
- Daha az deterjan - Kısa programlarda çok sabuna ihtiyaç kalmıyor
- Çevreye daha az zarar - Bu mikro fiberler nehirlere ve denizelere gidiyor
Bilim, hem cüzdanına hem çevreye iyi gelen şeyleri onayladığında gerçekten hoş oluyor.
Söylenesi Gereken Bir Şey Var
Bu araştırma Procter & Gamble tarafından finanse edildi, bilirsin, temizlik ürünleri devi. Hemen her şeyi şüpheyle karşılamadan önce duymam gereken bir şey var: Yayımlandığı dergi hakem denetiminden geçti ve birinin doktora araştırması olarak yapıldı. P&G'nin şirket olarak çıkarı var tabii – soğuk su deterjanları satıyorlar sonuçta – ama yöntem sağlam görünüyor.
Yani şirkete duyduğun kuşkuyu not et, ama tuz vaarını kap kaynağında alma. Zaten bulguların mantıklı giysi bakımıyla uyumlu olduğu görülüyor.
Sonuç
Giysilerin bir yatırım. İster 20 lira ister 200 lira vermişsen, uzun ömürlü olmasını istiyorsun. Bilim, yıkama rutininde küçük değişiklikler – özellikle soğuk su ve hızlı program – yapmanın giysilerin ömrünü uzatabileceğini söylüyor.
Ayrıca bu kez giysilerin iyiliği, cebinin iyiliği ve çevrenin iyiliği aynı yöne işaret ediyor. Tartışılacak çok bir şey yok.