Çocuklarımızın Yanında Olmak: Büyükanne ve Büyükbabaların Fark Yaratma Gücü
Son günlerde kafamda dönen bir konu var, sizinle paylaşmak istiyorum.
Bir araştırmaya bakarken dikkatimi çeken bir veriye rastladım. ABD'deki ergenlerin yüzde kırktan fazlası sürekli bir üzüntü ya da umutsuzluk hissi bildiriyormuş. Bu sadece bir istatistik değil—bunlar çocuklar. Torunlar. Belki sizin torunlarınız.
Ama asıl ilginç olan başka bir şey. Dr. Kenneth Barish adlı bir çocuk psikoloğu, büyükanne ve büyükbabaların bu sorunda bir çözüm olabileceğini düşünüyor. Ve dürüst olayım, biraz düşününce gerçekten mantıklı geliyor.
Uzaklaştığımız şey
Kır yıldır ailelerle çalışmış olan Dr. Barish'in bir sözü var: "İnsanlık olarak, Amerikalı ebeveynlerin sahip olduğu kadar az geniş aile ve topluluk desteğiyle çocuk yetiştirmeye evrilmedik."
Biraz durup düşünün. İnsanlık tarihinin büyük bölümünde çocuklar büyükanne, büyükbaba, teyzeler, amcalar, kuzenlerle—tüm bir köyle birlikte büyüdü. İki yorgun ebeveynin her şeyi tek başına halletmeye çalıştığı bir dünya değil orası.
Kimseyi yargılamak istemiyorum tabii. Hayat karmaşık, aileler dağınık, birçok kişinin yakınında büyükanne ya da büyükbaba yok. Ama belki de yolda çok değerli bir şeyi kaybettik.
Aşırı baskı tuzağı
Dr. Barish'in üzerinde durduğu bir başka nokta var. O, günümüz toplumunu "Ben toplumu" olarak adlandırıyor—kolektif yerine bireysel başarıya odaklanmış bir toplum. Doğru okula girmek, en yüksek notları almak, en iyi olmak gibi hedefler öyle bir öne çıkmış ki, belki de istemeden bazı temel şeyleri dışarı ittik.
İyilik yapmayı. Başkalarını düşünmeyi. Sadece iyi bir insan olmayı.
Araştırmalar da bunu destekliyor. Aşırı başarı baskısı altındaki çocuklar sıklıkla kaygı, depresyon ve benzeri sorunlarla boğuşuyor. Bireysel başarı, Dr. Barish'in de dediği gibi, "yüksek kaygı ve stres maliyeti olan, kırılgan bir motivasyon kaynağı" olabiliyor.
İşte tam bu noktada büyükanne ve büyükbabalar devreye giriyor.
Büyükanne ve büyükbabaların sunduğu şey
Dr. Barish "duygusal sağlığın molekülleri" diyor buna. Biraz bilimsel bir terim gibi gelebilir ama aslında çok basit: çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlayan o küçük anlar. Bir teşvik, bir dikkat, bir anlayış.
Diyor ki: "Çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, onlarla ilgilenen, yalnız hissetmelerini engelleyen ve onlara sorunların çözülebileceğini, ilişkilerin onarılabileceğini, kötü duyguların kalıcı olmadığını öğreten birinin olması."
Büyükanne ve büyükbabalar bu açıdan benzersiz bir konumda. Sıkkın ebeveynlerin her zaman ayıramayacağı zamanları var. Hayatta o kadar çok şey gördüler ki, on iki yaşındayken felaket gibi görünen çoğu sorunun aslında o kadar da büyük olmadığını biliyorlar. Üstelik çoğu zaman çocukları, günlük ebeveynlik koşturmacasından farklı bir şekilde seviyorlar.
Eleştiri tuzağı hakkında
Dr. Barish'in çalışmalarında dikkatimi çeken bir nokta daha var.
Diyor ki ailelerde en sık karşılaştığı sorun aşırı övgü değil, aşırı eleştiri. Bu beklenmedik gelebilir, değil mi? Genellikle çocukların hatalarını duyması gerektiğini, daha çok zorlanmaları gerektiğini düşünürüz.
Ama araştırmalar gösteriyor ki sürekli eleştiri çoğunlukla kırgınlık doğuruyor ve çocuğun motivasyonunu aslında düşürüyor. Daha çok çabalamalarına yardımcı olmak yerine, bırakmak istemelerine yol açıyor.
Dr. Barish'in önerisi şu: sonuca değil çabaya odaklan. "Zekaya ya da yeteneğe değil, çabaya övgü verin. Notlara değil, öğrenmeye övgü verin."
Bu büyükanne ve büyükbabalar için de geçerli bir öneri. "Bunu yapmak için gerçekten çok uğraşmışsın" ya da "Vazgeçmediğini görmek güzel" gibi anlar inanılmaz derecede etkili olabiliyor.
Somut olarak ne yapabiliriz?
Peki bu fikirler günlük hayatta nasıl görünür? Dr. Barish birkaç öneri sunuyor:
- Ailece birlikte başkalarına hizmet etmeye yönelik aktiviteler yapın—gönüllülük, komşulara yardım, duruma uygun ne varsa
- Düzenli olarak iyilik, empati ve başkalarının duygularını anlama hakkında sohbetler edin
- Çocukları gerçekten duyduğunuzdan emin olun—sadece kelimelerini değil, gerçekten dinlediğinizi hissettirin
Dediği gibi: "Bu tür sohbetler çocuğun anlam ve amaç duygusunu güçlendirir. Ödevlerini yapıp yapmadıklarını kontrol etmek ve hatalarını düzeltmek kadar önemlidir, belki daha da önemli."
Düşündürücü bir son
Kendi büyükanne ve büyükbabamı düşününce içimde sıcak bir şeyler hissediyorum. Mükemmel değillerdi ama beni koşulsuz gibi hissettiren bir şekilde sevdiler. Hayata dair bir perspektifleri vardı. Yaptıklarımdan değil, kim olduğum için değerli hissettirdiler.
Belki Dr. Barish'in asıl anlatmak istediği de bu—büyükanne ve büyükbabaların sunabileceği ikame edilemez bir hediye. Her şeyi düzeltmek değil, her sorunu çözmek değil, sadece orada olmak, dinlemek ve çocuklarımıza bu karmaşık dünyada yalnız olmadıklarını hatırlatmak.
Hayatınızda büyükanne veya büyükbabanız varsa, bugün onlara ulaşın ve teşekkür edin. Eğer siz kendiniz büyükanne veya büyükbaba iseniz? Sunduğunuz şeyin farkında olabileceğinizden çok daha değerli olduğunu bilin.