Bilim ve Teknoloji Evreni
← Ana Sayfa
Denize Düşen Atom Bombası Bir Daha Asla Bulunamadı

Denize Düşen Atom Bombası Bir Daha Asla Bulunamadı

2026-07-08T03:44:03.109514+00:00

Okyanus'un Derinliklerinde Uyuyan Canavar

Bazı hikayeler var, insandan bir şeyler götürüyor.

Aralık 1965. Vietnam Savaşı tüm hızıyla sürüyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma USS Ticonderoga uçak gemisi, Kuzey Vietnam üzerindeki bombalama görevlerinin ardından Japonya'ya dönüyordu. Kağıt üzerinde sıradan bir gün daha—ta ki nükleer silahlar devreye girene kadar.

Kadetler standart bir tatbikat yürütüyordu: Douglas A-4E Skyhawk taarruz uçağına bir B43 nükleer bombası yükleniyordu. Bu oyuncak değildi. Çarşıda satılan bir termonükleer silah değildi. 1 megaton gücünde, Hirosima'yı yerle bir eden bombanın yaklaşık 70 katı yıkım gücüne sahip bir canavardı. Bir şehri göz açıp kapayınca silip süpürebilecek cinstendi.

Kıdemli Subay Delbert Mitchell o gün oradaydı. Yıllar sonra ABD Deniz Enstitüsü'ne konuştuğunda her şeyi dün gibi hatırlıyordu. Ekibin her şey için kontrol listeleri vardı—altı kişi, her biri kendi görevini takip ediyordu. Mitchell'ın işi bombanın "güvenli" konumda olduğundan emin olmak ve süvariye rapor vermekti. Gri brandanın altından bombayı çekip "Y1" işaretini gördüklerinde, Mitchell'ın yüreği ağzına geldi. Neyle uğraştıklarını hepsi biliyordu.

Özel hidrolik bir kamyon, yaklaşık 950 kilogram ağırlığındaki bombayı Skyhawk'ın altına yerleştirmek için kullandılar. Bomba kilitlendi, uçak No. 2 numaralı asansöre itildi. Ve işte o anda her şey kontrolden çıktı—tabii kelimenin tam anlamıyla.

Ticonderoga hakkında çoğu insanın bilmediği bir şey var: Bu gemide güverte kenarı asansörü vardı. Çoğu uçak gemisinin merkezde asansörleri olur, ama bu geminin No. 2 asansörü geminin yanından dışarı doğru uzanıyordu, okyanusun üzerine konsol gibi asılı. Bir tarafı tamamen denize açıktı. Evet, denizcilerin düşmesini engellemek için güvenlik ağları vardı, ama o ağlar yaklaşık bir ton ağırlığındaki bir uçağı tutacak şekilde tasarlanmamıştı.

Gemi sancak tarafına döndü. Güverte eğildi ve asansör platformu da eğildi. Nükleer yüklü Skyhawk hafif bir rampa üzerinde, korumasız kenarına doğru açılmış durumdaydı. Mürettebat çılgınca ısrarak ikinci kıdemli subay Binbaşı Douglas Webster'ı uyarmaya çalıştı. Ama bir sebeple—belki dikkati dağılmıştı, belki kokpitte bir şey arıyordu—fark etmedi.

Sonra... her şey bitti. Skyhawk kenardan kaydı ve Pasifik Okyanusu'na düştü. Bombanın ağırlığı her şeyi hızla aşağıya çekti. Kimse tepki verecek zaman bulamadı. Uçak, pilot ve hayal edebileceğiniz en tehlikeli silah—tümü Kikai Adası'nın yaklaşık 110 kilometre açığında, bir taş gibi dibe gitti.

Bu, 61 yıl önce yaşandı.

Ve işte gerçekten rahatsız edici kısım: Bombayı asla bulamadılar. Bu megaton sınıfı nükleer silah hâlâ Pasifik Okyanusu'nun bir yerinde yatıyor ve bildiğim kadarıyla onu aramaya niyetlenen kimse yok.

Bilmiyorum siz nasıl hissediyorsiniz, ama ben bu tür hikayeler okuduğumda şu soruyu soruyorum kendime: Acaba kaç kere işler yanlış gitti, kaç kere insan hatası oldu ve bizim şu an yaşadığımız dünya gerçekten ne kadar kırılgan? Birileri bir şehir yok edebilecek bir bombayı bir uçağa yükledi, onu geminin kenarından denize düşerken izledi ve hayat devam etti. Gemi yoluna devam etti.

Belki o bomba sonsuza dek orada kalacak, sistemlerimizin ne kadar kırılgan olduğunun sessiz bir hatırlatıcısı. Belki bir gün birileri onu çıkarmaya değer diye karar verecek.

O zamana kadar... sadece orada. Bekliyor.

#nuclear weapons #military history #aircraft carriers #cold war #missing weapons #pacific ocean #uss ticonderoga #vietnam war #accidental loss