Genlerimiz Bizi Ne Kadar Tanımlıyor?
Kardeşim sakinlik abidesiyken ben neden her konuda stres yiyip duruyorum? En iyi arkadaşım partilerde enerji püskürtürken ben neden evimde kitaplarımın başına geçmeyi dört gözle bekliyorum?
Bilim insanları bu soruya yanıt bulmuş olabilir — ve cevap DNA'mızda gizli.
Araştırma Ne Dedik?
Michigan State Üniversitesi'nden psikolog Ted Schwaba liderliğindeki bir ekip, Nature dergisinde çarpıcı bir çalışma yayımladı. Yaklaşık 50 farklı ülkeden insanların DNA örneklerini inceleyerek kişilik özelliklerini etkileyebilecek genetik farklılıkları aradılar.
Buldukları şey etkileyiciydi: 1.260 genetik varyant kişilikle bağlantılı — ve bunların 824'ü daha önce bilinmiyordu. Bu hiç de küçümsenecek bir şey değil.
Araştırmacılar "Beş Büyük Kişilik Özelliği" dedikleri kavram üzerinde durdular:
- Dışa dönüklük — sosyallik ve enerji seviyen
- Uyumluluk — ne kadar güvenen ve işbirlikçi olduğun
- Disiplin — ne kadar düzenli ve sorumlu olduğun
- Duygusal tutarsızlık — anksiyete veya duygusal dalgalanmaya ne kadar yatkın olduğun
- Açıklık — merak ve hayal gücünün düzeyi
Şu herkesin tanıdığı tip: her zaman geç kalan, anahtarlarını sürekli kaybeden, yılbaşı kararlarını tutmakta felç olan? Muhtemelen düşük disiplinin işi. Kaos ortamında filizlenen, çılgın fikirler üreten, açılan her yeni restoranı denemek isteyen arkadaşın? Muhtemelen yüksek açıklık. Krizlerde bile sakin kalan meslektaşın? Muhtemelen düşük duygusal tutarsızlık.
Beni Şaşırtan Kısım
Asıl ilginç olan şu: kişiliği şekillendiren bu genetik etkenler kültüre ya da coğrafyaya aldırış etmiyor. Ohio'daki bir emeklide dışa dönüklükle bağlantılı genetik varyant, Hollanda'daki genç yetişkinlerde de aynı özelliği işaret ediyor.
Bu düşününce insanı şaşırtıyor. Kişiliklerimiz kültürler ve yetişme tarzları arasında dramatik farklılıklar gösteriyor — ama altta yatan genetik yapı? Görünüşe göre oldukça tutarlı.
Ama İşin Aslı
Şimdi "demek ben sadece anksiyete ve dağınıklığa programlanmışım, yapacak bir şey yok" diye düşünmeye başlamadan — bilim insanları bunu söylemiyor.
Tek bir gen kişiliğini belirlemiyor. Binlerce küçük genetik varyant, her biri az fark yaratacak şekilde, çevrenle, deneyimlerinle, tercihlerinle birlikte çalışıyor. Schwaba'nın dediği gibi, genetik kader değil. Bazı insanlar genetik profilinin "öngördüğü" şeyden sapabiliyor.
Araştırma yine de ilginç bağlantılar ortaya koydu. Yüksek disipline bağlı genetik profile sahip insanlar daha çok egzersiz yapıyor, daha az madde bağımlılığı gösteriyor ve daha sağlıklı yaşlanıyorlardı. Yüksek duygusal tutarsızlık veya düşük disiplinle ilişkili genetik varyantlar, bazı psikolojik rahatsızlık riskiyle bağlantılıydı.
Tüm Bunlar Ne Anlama Geliyor?
Açıkçası bu araştırma hem rahatlatıcı hem de düşündürücü.
Anneler "inatçılığını babandan almışsın" dediğinde, kelimenin gerçek anlamında haklı olabileceklerini gösteriyor. Bazen kendimize çekiştirdiğimiz bazı kişilik eğilimlerimizin, seçmediğimiz biyolojik kökenleri olabileceğini ortaya koyuyor.
Ama aynı zamanda bu eğilimler karakter eksikliği değil. Beyniniz daha kaygılı hissetmek üzere "kablolanmışsa", bu kişisel bir kusur değil — sadece öyle inşa edilmişsiniz. Ve daha da önemlisi, bu varyantların var olduğunu bilmek, bilim insanlarının onları inceleyebileceği, daha iyi anlayabileceği ve belki bir gün insanların doğal eğilimleriyle değil, onlara karşı savaşarak değil, çalışmasına yardımcı olabileceği anlamına geliyor.
Sonuç
Kişiliğimizin ne kadarının doğa, ne kadarının yetişme tarzı olduğunu hâlâ çözüyoruz — ve bu araştırma ikisi arasında karmaşık bir dans olduğunu gösteriyor. Genlerin hikayeni yazmıyor — sadece ilginç başlangıç koşulları sunuyor.
Bir dahaki sefere kendini fazla kaygılı, fazla içe kapanık ya da fazla dağınık hiss ettiğinde, DNA'nın da bu konuda bir şeyler söylemiş olabileceğini hatırla. Ve bu normal.
Hepimiz miras aldığımız kişilikle en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bilim bu süreci anlamamıza yardımcı olmaya başlıyor.