Saatler Neden Yavaşlıyor Olabilir? Fizikçilerin Zaman Paradoksu
Zamanın düzgün akıp gittiğini düşünürüz, değil mi? Saat tik tak eder, günler geçer, her şey yerli yerindedir. Ama fizik dünyasında işler hiç de öyle değil. Zaman, sandığımız kadar düzgün çalışmıyor olabilir—üstelik bu sadece felsefi bir tartışma değil, kanıtlanabilir bir fizik problemi.
İki Dev Teori Arasındaki Gerilim
Fizik tarihinin en başarılı iki teorisi var: Einstein'ın genel görelilik kuramı ve kuantum mekaniği. Genel görelilik yerçekimini, yıldızları, kara delikleri açıklar—kısacası her şeyi büyük ölçekte ele alır. Kuantum mekaniği ise atomların ve parçacıkların davranışını inceler—en küçük ölçekte.
İkisinin ayrı ayrı ne kadar iyi çalıştığını biliyoruz. Ama bir araya getirmeye çalışınca işler karışıyor. Hatta fizikçilerin bir kısmı bu iki kuramı birleştirmeye çalışmaktan vazgeçmiş durumda.
Sorunun kalbinde ise zamanın kendisi var.
Einstein'ın dünyasında zaman, uzayın dokusuyla iç içe geçmiş. Kütlesi olan cisimler uzay-zamanı büküyor ve bu bükülme zamanın akışını etkiliyor. Devasa bir cismin yakınında durduğunda zaman senin için gerçekten yavaşlıyor—ama bu mazeret üretmek için geçerli bir bahane değil. Zaman esnek, bağlama bağlı ve evrenle organik bağlantılı.
Kuantum mekaniğinde ise zaman tamamen farklı bir şey. O sadece arka planda duruyor. Değişmeyen, sabit bir parametre. Yanında ne olursa olsun kuantum süreçleri onu umursamıyor. Zaman burada bir metronom gibi: düzenli tıkırdıyor, kimseyle etkileşmiyor.
Bu iki tanımı nasıl bağdaştıracaksın? Cevap: henüz bilmiyoruz.
Zamanı Unutan Denklem
1967'de Amerikalı fizikçiler John Wheeler ve Bryce DeWitt bu sorunu çözmek için bir denklem yazdı. Ortaya çıkan şey ünlü Wheeler-DeWitt denklemi oldu. İlginç olan ne? Bu denklemde zaman değişkeni yok.
Hiç yok. Sıfır.
Denklem, zaman içinde değişmeyen bir evreni tanımlıyor. Peki evren değişiyor, değil mi? Gözlemliyoruz, ölçüyoruz, yaşıyoruz. Bu bir çelişki. İşte bu çelişkiye fizikçiler "zaman problemi" diyor ve onlarca yıldır peşini bırakmıyorlar.
Wheeler (kendisi "kara delik" terimini ortaya atan fizikçi) 1996'daki bir röportajda denklemi yazdıklarını ama gerçekten ne anlama geldiğini çözemediğini itiraf etmiş. "Çözümlerin ne anlama geldiğine dair tam bir kavrayışa ulaşabilmiş değiliz," demiş. "İki büyük kuramın birleşmesinin bu kadar uzun sürmesi tuhaf." Hakikaten öyle.
Geometrik Saat
İşte burada işler ilginçleşiyor. Brezilyalı fizikçi Anderson Gama Fernandes de Freitas yakın zamanda bir makale yayımladı. Önerisi şu: zaman, uzayın geometrisiyle doğrudan bağlantılı olabilir. Buna "geometrik saat" diyor.
Uzayın bir şekli, bir eğriliği var. Evren ilk anda—Big Bang'in hemen sonrasındaki yoğun koşullarda—çok kıvrımlıydı. O dönemde zaman tam istediğimiz gibi akıyordu, her şey normaldi. Ama evren genişledikça düzleşti. Şu an içinde olduğumuz uzay, geçmişe kıyasla oldukça düz.
Freitas'ın iddiasına göre bu düzleşme, geometrik saatin yavaşlamasına yol açıyor. Saat durmuyor, sadece anlamını yitirmeye başlıyor.
Bu teoriye göre düz bölgelerde zaman kırık ya da sahte değil. Sadece "zaman" kavramının kendisi artık o kadar işe yaramaz hale geliyor. Olayları sıralamaya yarayan matematiksel çerçeve çözülmeye başlıyor.
Neden Önemli?
İşte beni heyecanlandıran kısım bu: geometrik saat teorisi sadece soyut bir felsefe değil. Test edilebilir tahminler yapıyor. "Zaman nedir?" sorusunu laboratuvarlara taşıyor.
Kanıtlandı mı? Hayır. Şimdilik sadece basitleştirilmiş modeller üzerinde denendi. Ama bu bile büyük bir adım. Yüzyıllardır tartışılan bir soruyu, artık bilimsel olarak ele alabiliyoruz.
Zamanın evrenin sahip olduğu bir şey mi, yoksa evrenin yaptığı bir şey mi olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Temel bir gerçeklik mi, yoksa değişimi anlamlandırmak için uydurduğumuz kullanışlı bir hikaye mi?
Evrenin bizim anlamamızı önemsediği yok. Kendi işini yapıyor, bizim hiçbir şeye ihtiyacı yok. Ama yine de yüzyıllardır bu imkansız bulmacaları çözmeye çalışıyoruz. Bu insanlık hali bence güzel bir şey.
Bir dahaki sefere yetişemediğin bir iş için "yeterince zamanım yok" diye sıkıldığında şunu hatırla: evrende nereye olduğuna ve çevrendeki uzayın neye benzediğine bağlı olarak, "saat" kavramı orada pek de anlamlı olmayabilir.
Ama deadline'ın için endişelenme. Orada muhtemelen hâlâ düzgün çalışıyordur.
Kaynak: Popular Mechanics