Bilim Bazen En Beklenmedik Yerden Geliyor
Bilimin güzel yanlarından biri şu: araştırmacı bir soruya cevap arayarak yola çıkıyor, ama aniden tamamen farklı bir şey keşfediyor. Hatta o farklı şey, başlangıçta sorduğu sorudan çok daha önemli çıkıyor.
Colorado Boulder Üniversitesi'ndeki araştırmacılar da böyle bir durumla karşılaştı. Oklahoma'daki tarım bölgesinde, havadaki küçük partiküllerin nasıl oluştuğunu incelemek için çalışıyorlardı. Sürekli çalışan hassas cihazları her an ölçüm alıyor, veri topluyor. Ta ki aniden ölçümlerde tuhaf bir şey belirmiş. Hiç beklemedikleri bir buluntu: Kuzey Amerika'da hiç bulunmadığı söylenen zehirli bir kimyasal havada uçuşuyordu.
Hoşlandığınız güzel adı "Orta Zincirli Klorlama Parafinler" olan OZKP kimyasallarının dünyasına hoş geldiniz.
Peki Bu Şeyler Nedir?
OZKP bileşikleri endüstri tarafından onlarca yıl boyunca kullanılıyor. Metal işleme sıvılarında, plastik üretiminde, tekstil fabrikalarında işine yarıyor. Üretim açısından çok pratik ama insan sağlığı ve çevre için olumsuz.
İlginç olan kısım: Bilim insanları bu kimyasalları daha önce bulmuşlardı. Antarktika'da, Asya'da, pek çok yerde. Ama Batı Yarımküre'deki havada hiç tespit edilmemişti. En azından daha öncesine kadar.
Suçlu kim olabilir? Atık su çamuru.
Evet, iğrenç geliyor. Ama işte bu oluyor: Atık suyu arıtırken "biyokatı" denilen (gerçekten işlenmiş çamur demek) bir yan ürün oluşuyor. Çiftçiler bunu gübre olarak kullanıyor, çünkü besleyici maddeler içeriyor. Sorun şu: İçinde OZKP de barındırabiliyor. Bu gübre tarlaların üzerine serildiğinde, kimyasallar havaya yükselebiliyor.
Çözüm Doğuran Sorunlar
Burası insan penceresinden bakıldığında ironik geliyor.
2009'da EPA ve uluslararası anlaşmalar "Kısa Zincirli Klorlama Parafinler" denilen ilişkili bir kimyasala kısıtlama getirmişti. Mantıklı bir karar aslında: bu kimyasal çok tehlikeli, çevre içinde sonsuza kadar kalıyor, çok uzun mesafeler gidiyor, hiç bozunmuyor.
Peki endüstri ne yaptı? "Tamam, bu kimyasalı kullanamayız ama ürünlerimiz aynı şekilde çalışması gerek" dedi. Sonra ne oldu? OZKP'ye geçti. Benzer bir kimyasal. Kimsenin izlemediği bir kimyasal.
Çevre uzmanları buna "kuralsız zorunlu sonuçlar" diyorlar. Bir sorunu çözersin, bir başkası beliriyor. Çevre koruma whack-a-mole oyunu gibi.
Nasıl Buldum Peki?
Dedektiflik işi aslında etkileyici. Araştırmacılar "nitrat kimyasal iyonlaştırma kütle tayfı spektrometresi" adındaki bir cihaz kullandı. Havadaki bireylerin kimyasallarını saptayabilen süper hassas bir makine. Bir ay boyunca Oklahoma'da durmaksızın çalıştırdılar, saatte 24 veri topladılar.
Baş araştırmacı Daniel Katz verileri incelemeye başladı. Garip izotopik örüntüler fark etti. Bilinen kimya veri tabanındaki hiçbir şeyle eşleşmiyordu. Daha derinlemesine kazanınca anladı: OZKP. Oklahoma'nın havası içinde uçuşan. İlk defa.
"Bilim insanı olarak böyle beklenmedik bir şey bulunca çok heyecan verici" dedi Katz, ona inanıyorum. Bu tür keşifler araştırmacının gününü yapar.
Sonsuza Kadar Kimyasal Bağlantısı
Biraz endişelendirmesi gereken bir şey var: OZKP, PFAS'a benziyor. O meşhur "sonsuza kadar kimyasallar" çünkü çevrede kalıyor, haber başlıklarına düşüyor, içme suyundan yağmur suyuna her yerde görülüyor.
OZKP, PFAS kadar kötü değil (tek iyi haber işte bu), ama yine de iyi değil. Çevrede kalıyor. Birikiryor. Şimdi biliyoruz ki hava yoluyla hareket edebiliyor.
Aslında bu keşif, Oklahoma'nın son zamanlarda biyokatı gübresini yasaklamasının nedenlerinden biri. Yasama mensupları PFAS durumunu yakından takip etmiş ve "Herhalde tarlaların her yerine zehirli şeyler içeren çamur saçmamız gerekmiyor" demişler. Haklılar.
Bundan Sonra Ne?
Şimdi bilim insanları OZKP'yi havada tespit etmeyi bildiğine göre, gerçekten takip etmeye başlayabilirler. Şunları anlamak istiyorlar:
- Ne kadar var?
- Mevsimle değişiyor mu?
- Tam nereden geliyor?
- Havada dolanırken gerçekten ne yapıyor?
Son soru biraz önemli. Buldum, orada olduğunu biliyorum ama tam olarak sağlığımızı ve çevreyi nasıl etkileyebileceğini bilmiyorum. İdeal değil ama en azından doğru soruları sormaya başladık.
Bütünü Görmek
Bu hikaye aslında iyice hatırlatıyor: dünyamız karmaşık. Bir sorunun çözümü başka bir sorunu yaratabiliyor. Bir klorlama parafinini başka biriyle değiştirdik, kurallara uymuş olduk, ama artık kimsenin hazırlanmadığı yeni bir sorunumuz var.
Bunu da hatırlamalıyız: çevre izlemesi çok önemli. O araştırmacılar, hassas cihazlarıyla havayı ölçmemiş olsalar, bu olay hakkında hiçbir şey bilmiyor olabilirdik. Hükümetler ve şirketler bu sorunları gerçekten inceleyip harekete geçme kapasitesi ve iradesi taşımalı.
Katz'ın dediği gibi, "bu kimyasalları bilimin ışığında değerlendirebilen ve halk sağlığı ile güvenlik için gerekli düzenlemeleri yapabilen devlet kurumlarına" ihtiyacımız var.
Bu sadece iyi bir bilim değil. Sağlam düşünce işte bu.