O Ses
Kulağınızın dibinde, bir tür uğultu. Alçak, sürekli, nereden geldiği belirsiz. Kulaklarınızı kapatın, yorganı başınıza çekin, fark etmez. O ses orada. Çevrenizdeki kimse duymuyor, sadece siz duyuyorsunuz.
Yalnız değilsiniz.
Her Şey Bristol'de Başladı
1970'lerin başında İngiltere'nin Bristol şehrinde bazı insanlar gece uyuyamadıkları bir sesten şikayet etmeye başladı. Kalın, alçak frekanslı, aralıksız bir ses. Mahalleli hemen teoriler üretmeye başladı: fabrikalar, elektrik hatları, gizli devlet deneyleri, uzaylılar... Neden olmasın?
İşin ilginç tarafı, birkaç yıl sonra aynı şey başka İngiliz şehirlerinde de görüldü. Sonra Londra. Yıllar içinde New Mexico ve Indiana'dan benzer raporlar geldi. Artık dünya çapında bu "Hum" (uğultu) olaylarını takip eden World Hum Database Project diye bir veritabanı var.
Peki ne oluyor burada?
Araştırmacılar Harekete Geçti
Alman ve Norveçli bir ekip, bu sesi duyduğunu söyleyen 28 kişiyi toplayıp işitme testlerine soktu.
Bulgu şuydu: Bu 28 kişiden sadece ikisi alçak frekanslarda olağandışı hassasiyete sahipti. Yani "herkes duymuyor ama bazı insanlar çok hassas kulaklarla bu sesi alıyor" fikri çöktü.
Otoakustik emisyonları da kontrol ettiler — kulak içi tarafından üretilen ve bazen kişinin kendisinin duyabildiği sesler. O da değilmiş.
Geriyore ne kalıyor?
Cevap Belki de Kafanızın İçinde
PLOS One'da yayınlanan araştırmaya göre en olası açıklama düşük frekanslı tinnitus. Tinnitus dediğimiz şey, dışarıda olmayan bir sesi duymak. Çoğu insan kulak çınlaması olarak biliyor, ama işitme sistemi düşük frekanslı sesler de üretebiliyor — ve herkes aynı şekilde deneyimlemiyor bunu.
Şöyle bir sorun var: insan kulağının çok düşük frekansları nasıl işlediğini tam olarak anlamıyoruz. Araştırmaların çoğu konuşma ve gündelik sesler için kullandığımız orta frekanslara odaklanıyor. Düşük frekanslar? O bölge hâlâ biraz muamma.
Peki Bu Ses Gerçek mi?
Araştırmacılar kesin bir dış ses kaynağının olmadığını söylemiyor. Sadece şunu diyorlar: bu şikayetlerle başvuran çoğu insan için, kulak içinde üretilen sesler dışarıdan gelen bir kaynaktan daha büyük rol oynuyor olabilir.
Ama şu kısım gerçekten ilginç: Ses tamamen kendi işitme sisteminizin ürünü olsa bile, onu duyan insan için deneyim hiçbir şekilde "uydurma" değil. Tinnitus, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen gerçek bir fizyolojik olgu.
Ve dürüst olmak gerekirse, dünyanın bizim algılayamayacağımız frekanslarda uğulduyor olabileceği fikrinde bir şiir var. Bazı kulaklar bu frekanslara hassas. Dışarıdan gelen titreşimler mi, kendi kulaklarımızın hatalı sinyalleri mi, yoksa ikisinin karışımı mı — belli değil.
Siz hiç böyle bir şey yaşadınız mı?