Harita Çoktan Eski İdi, Kimse Anlamadı
Bir sürü yerde anahtar aradığınızı, sonra odanın diğer köşesinde olduğunu fark ettiğiniz durumu bilirsiniz değil mi? Paleontolojiyi bilimindeki durum tam da böyle şu sıralar. Yıllardır araştırmacılar maymun ve insan evriminin Doğu Afrika'da başladığına kesin gözüyle bakarak orada kazı yapıyorlardı. Ama Mısır'da bulunmuş birkaç kalıntı herkesi fikrinden döndürmeye başladı bile.
Masripithecus moghraensis Tanışın
Bu keşfin ana karakteri yaklaşık 17-18 milyon yıl öncesinden kalma bir maymun fosilinin. Buluş yeri de Mısır'ın kuzeyindeki Wadi Moghra bölgesi. Bilim insanları buna Masripithecus moghraensis adı verdiler. Adı biraz garip duruyor ama neden önemli olduğu açık: bu hayvan tüm günümüz maymunlarının ortak atasına en yakın akraba. Evet, biz de dahil.
Sanki eski bir aile fotoğrafı bulup, köken yerini tamamen yanlış öğrendiğiniz gibi bir şey işte.
Eksik Kalan Parça
İnsanın kökenini incelemek gerçekten zor bir iş. O dönemden kalan fosil kayıtları seyrek ve dağınık. Biri birkaç fotoğrafa bakarak birisinin tüm hayatını yazması gibi düşün. Paleontoloğlar işte böyle çalışıyor.
Bulunmuş fosillerin çoğu Afrika'daki sadece birkaç değerli noktadan geliyor. Dünyada daha keşfedilmemiş geniş alanlar var. Anahtarın yatak odasında olduğunu düşünüp onu aradığınız halde, aslında mutfakta, salonda veya garajda olabilir. Henüz her yere bakmadık.
Evrim Hikayesini Yeniden Yazıyor
Yeni araştırma günümüz maymunlarının tahmin edilenin farklı yerlerinde ortaya çıktığını gösteriyor. Doğu Afrika tek yer değilmiş artık. Kuzey Afrika, Levant bölgesi ya da Doğu Akdeniz'in de devreye girmiş olabilir. Tüm fikrimiz değişiyor.
Araştırmacılar "tip-dating" adlı bir matematiksel yöntemi kullanmışlar. Bu yöntemle fosillerin fiziksel özelikleriyle beraber yaşlarını birleştirip türler arasındaki akrabalıkları buluyorlar. Masripithecus'un bilgileri sisteme konunca evrim ağacı çizilirken başka çıkıyor.
Bunun Gerçekten Anlamı Var mı?
Bu sadece ders kitabına yazılacak bir şey değil. Atalarımızın nerede yaşadığını bilmek, nasıl evrimleştiklerini, hangi zorlukları aştıklarını ve dünyanın neresine yayıldıklarını anlamaya yardımcı oluyor. Ayrıca ne kadar eksik bilgiye sahibiz olduğunu gösteriyor. Herşeyi biliyor sandığımız bir anda, tek bir fosil tüm haritaları yeniden çizdiriyor.
Büyük ders şu: bilim dağınık ve karışık bir alan. Sınırlı bilgilerle en iyi tahmini yapıyoruz, sonra yeni bulgular gelip her şeyi başa alıyor. Bu bir sorun değil aslında, tam tersine iyi bir haber. Köhnemiş fikirlere takılı kalmak yerine devamlı öğrenip anlayışımızı güncelliyoruz.
Bulacak Çok Şey Var
Bu keşfin beni en çok heyecanlandıran yanı, bunun sadece başlangıç olduğu ihtimali. Kuzey Afrika açıkça daha birçok sırrını saklıyor. Ama şimdiye kadar oraya yeterince dikkat etmedik. Eğer kaymağını yapmayan bölgelere kaynak yönlendirirsek ne bulabiliriz ki?
Bir sonraki sefer bilim hakkında "herşey anlaşılmıştır" diyen biri olursa, Masripithecus'u hatırlat ona. Eski, tozlu bir fosil, ders kitaplarını değiştirmeye ve araştırmacıları baştan düşünmeye zorlayabilir. Keşfin güzel yanı işte bu: hiçbir zaman gerçekten öğrenmeyi bitirmiyoruz.