Kaliforniya'nın Altındaki Tehlike Kapısı
Bu hafta okuduğum bir araştırma var, gerçekten tüylerimi ürpertti.
Şöyle düşün: araştırmacılar Kaliforniya'nın deprem geçmişini son bin yıl boyunca incelemişler. Elde ettikleri sonuçlar hem tedirgin edici hem de gezegenimizin işleyişini anlamak açısından inanılmaz ilginç.
Yüzeyin Altında Biriken Gerilim
Depremler, yer kabuğunun fay adı verilen çatlaklar boyunca aniden kaymasıyla oluşuyor. İki yapboz parçasının birbirine sürtünerek takılıp kalması ve sonra — ÇAT — biriken basıncın aniden boşalması gibi düşünebilirsin.
Güney Kaliforniya'da bu dansu başlıca iki oyuncu yürütüyor: San Andreas Fayı ve San Jacinto Fayı. Bölgedeki tektonik hareketin büyük kısmı bu ikisinin omuzlarında. 1857'de yaşanan büyük 7.9 büyüklüğündeki depremden bu yana nispeten sessizler.
Sessiz ama sakin değiller. Basınç birikiyor. Birikiyor. Birikiyor.
Cajon Geçidi'nin Tuhaf Jeolojisi
İşte burası ilginçleşiyor. Los Angeles'ın kuzeydoğusunda, iki fayın birbirine rahatsız edici derecede yaklaştığı Cajon Geçidi diye bir yer var. Jeolojik açıdan kaotik bir bölge — tıpkı iki ana yolun kısa bir süre birleştiği bir kavşak gibi.
Bilim insanlarının yıllardır üzerinde düşündüğü soru şu: büyük bir deprem bu faylardan birinde başlarsa, orada mı kalır? Yoksa diğer faya sıçrayarak çok daha büyük bir felakete yol açar mı?
"Deprem Kapısı"nı Tanıyalım
Bern Üniversitesi'nden Dr. Liliane Burkhard'ın liderliğinde yürütülen yeni bir çalışma bu soruya farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış. Araştırma ekibi, bu fay sistemleri boyunca 1000 yıllık deprem aktivitesini simüle eden bir bilgisayar modeli geliştirmiş.
Modele her şeyi beslemişler: tortul tabakaların radyokarbon tarihlemesinden ağaç halka kayıtlarına, yer yüzeyinin yırtılmasına dair tarihsel kayıtlara kadar.
İşte asıl ilginç kısım: Cajon Geçidi'nin bir tür "deprem kapısı" gibi çalıştığını keşfetmişler.
Basit bir açılıp kapanan kapı değil. Daha çok... koşullara göre davranan bir trafik ışığı gibi. Bazen yırtılmaları durduruyor. Bazen serbest bırakıyor.
Belirleyici faktör faylardaki stresin ne kadar olduğu değil — stres seviyelerinin iki sistem arasında ne kadar benzer olduğu.
Her iki fayda da stres yüksek VE bu seviyeler birbirine yakın olduğunda? Yırtılma kavşaktan geçerek her iki fay sistemini de içine alıyor. 1812 Wrightwood depremi gibi — tek devasa bir olay olarak her iki fayı da yırtmış.
Stres seviyeleri uyumsuz olduğundaysa? Yırtılma geçitte durma eğiliminde. 1857'de olan tam olarak bu.
Endişe Verici Rakamlar
Peki şu an durum ne?
Modele göre, San Jacinto-Bernardino bölümündeki stres 3.6 MPa seviyesine ulaşmış — bin yıllık simülasyonun tamamında kaydedilen tüm değerleri aşıyor. Komşu San Andreas bölümü ise 2.8 MPa'da.
Asıl kaygı verici olan şu: her iki bölüm de yüksek ve benzer stres seviyeleri yaşıyor. Tarihte çoklu fay depremlerinden önce gelen yapı bu.
Dr. Burkhard'ın ifadesiyle: "Stresin tarihi zirvelere ulaşması endişe verici olduğu kadar, sistemin şimdiye kadarki en yıkıcı olaylara yol açan konfigürasyonda olması da endişe verici."
Bize Ne Gibi Dersler Var?
Burada panik yaratmaya çalışmıyorum. Ama bu araştırmanın iyi bir hatırlatma olduğunu düşünüyorum: "Uzun süredir büyük deprem yaşamadık" diye "ufak bir deprem sırası geldi" diye bir şey yok.
Dünya insan takvimiyle işlemiyor. Stres 170 yıldan fazla süredir birikiyor. Kapı görünüşe göre izin verici bir durumda.
Bu bize ne zaman olacağını söylemiyor — deprem tahmini hâlâ pratikte imkânsız. Ama olduğunda, her şeyin potansiyel olarak felaket boyutunda bir olaya zemin hazırladığını gösteriyor.
Belki bugün acil durum çantanı kontrol etmek, ailenin planını gözden geçirmek ve gezegenimizin jeolojisinin ne kadar çılgın olduğunu takdir etmek için güzel bir gün.
Bazen bilim bizi rahatlatıyor. Bazen tüylerimizi ürpertiyor. Bu sefer ikisini birden yaptı.