Kalp Krizi Sonrası Hasar: Çözülemeyen Bir Sorun
Her yıl yaklaşık 800 bin Amerikalı kalp krizi geçiriyor. Kardiyologların en büyük sorunu ise şu: hastalık atlatıldıktan sonra, yapılan hasar kalıcı oluyor. Kan akışını yeniden sağlayabiliyoruz, gelecekteki sorunları önleyebiliyoruz. Ama kalp dokusundaki yara izini düzelemiyoruz. İşte sorun da burada başlıyor. Yara dokusu sağlıklı kalp kası gibi çalışmıyor, bu yüzden kalp zamanla zayıflıyor. Hastayı büyük bir tıbbi krizden çıkardık, ama asıl hasarı iyileştirecek etkili bir yöntemimiz yok.
Zamanlamanın Tuzağı
UC San Diego'da çalışan biosentetik mühendisler, Karen Christman'ın öncülüğünde, hidrojel adında bir madde geliştirdiler. Basitçe söylemek gerekirse, bu gerçek kalp dokusundan yapılmış biyolojik bir iskelet sistemi. Fikir çok mantıklıydı: hasarlı bölgeye kateter ile enjekte edin, yapı sağlayın, kalp kendini onarır. İlk insan denemeleri güvenli sonuçlar verdi.
Fakat bir sorun vardı.
Kalp krizi hemen sonrası bu maddeyi enjekte edemiyorsunuz. Çünkü aktif olarak hasar gören bir kalbe iğne batırmak durumu daha da kötüleştirir. Beklemek zorunda kalıyorsunuz. Bu da kritik iyileşme penceresi kayboluyor.
Araştırma ekibi kendilerine sordu: Ya doğrudan kalbe enjekte etmesek?
Damar Yoluyla Tedavi
İşte herkesin merakla beklediği buluş. Doğrudan enjeksiyonu terk edip, maddenin kan dolaşımı içinde seyahat edebilecek daha küçük parçacıklarına dönüştürdüler. Düşünün: bacağınız ya da kolunuz değilinde serum takılıyor (hastaneler günde binlerce kez yapıyor), sonra iyileştirici madde kan yolu ile hasara gidiyor ve orada yayılıyor.
Sıfırlanması gereken nokta parçacık boyutuydu. Eski hidrojel çok büyük parçalardan oluşuyordu, kan damarlarında ilerleyemiyordu, hasarlı alanlara ulaşamıyordu. Parçaları küçülttüğünde, madde yırtılmış kan damarları olan yerleri biliyor ve orada toplanıyor. İşte kalp hasarının gerçekleştiği yer burası.
Neden Bu Çok Önemli?
Zamanlama sorunu ortadan kalkıyor. Hastane acil müdahalesinde, doktor zaten kalple uğraşıyor. Bu sırada serum yapabilirsiniz. Ek bir ameliyat gerekmiyor.
Her yere ulaşıyor. Doğrudan enjeksiyon sadece iğnenin girdiği yeri etkiliyor. Serum yoluyla verilen ilaç kan akışıyla tüm hasarlı dokuya dağılıyor.
Pratik. Hastaneler serum uygulamasını bilir. Yeni cerrahi teknik öğretmeye gerek yok.
Güvenli şekilde kaybolur. Madde yaklaşık üç günde doğal olarak metabolize olur. Vücutta kalıcı yabancı nesne kalmıyor.
Kalp Dışında
Bilim insanlarını heyecanlandıran kısım şu: aynı yöntem başka sorunlar için de işe yarayabilir. Beyin hasarları, akciğer hastalıkları, vücudun inflamatuar tepkisinin uzun vadeli hasar oluşturduğu her durumda bu biyolojik madde yardımcı olabilir.
Sırada Ne Var?
Hayvan deneyleri çok olumlu sonuçlar gösterdi. Bu yüzden takım insan deneylemelerine geçmeyi planlıyor. Başarılı olursa, kalp krizi sonrası hasarı tedavi etmenin tamamen yeni bir yolu olacak bu. Daha az invazif, daha hızlı uygulanabilir, ve semptomları yönetmek yerine dokuyu gerçekten iyileştirir.
Her gün kalp hastalarıyla çalışan Dr. Ryan Reeves'ler için bu, uzun yıllardır beklediği şey: sadece hastalığı kontrol değil, hasta sonuçlarını gerçekten iyileştirmek.
Tıbbın geleceği her zaman süper teknoloji ya da yeni ameliyat teknikleriyle gelmiyor. Bazen vücudun zaten yaptığı şeyle akıllıca davranmak kafidir. Mesela kan dolaşımını iyileştirici bir madde taşıyıcısı olarak kullanmak.