Amazon Ormanlarında Kaybolan Uçak: Varig 254
Kaybolma hissini bilirsin. Alışveriş merkezinde, festivalde ya da bir havaalanında yanlış yöne yürümeye devam edersin. Bir süre sonra "tamam, burası hiç tanıdık gelmiyor" diye mırıldanırsın. Hepimiz başımıza gelmiştir.
Şimdi bu senaryoyu biraz değiştirelim. Bir Boeing 737'desin, başının üzerinde Amazon Ormanı uzanıyor ve yakıt göstergesi giderek boşalıyor. Peki ya bu kadar basit bir hata yüzünden olsaydı?
Varig Flight 254'ün hikayesi tam olarak bu. Havacılık tarihinde başınızı iki kere sallamanıza neden olacak cinsten.
Sıradan Bir Uçuş... Ya Da Öyle Görünüyordu
3 Eylül 1989'da Kaptan Cézar Garcez ve İkinci Pilot Nilson Zille, Marabá Havalimanı'ndan Belém'e doğru yola çıkıyorlar. Belém, kuzeyde, Amazon Nehri deltasında. Yaklaşık bir saat sürecek sıradan bir uçuş.
Planı kontrol ettiler, pusula yönünü ayarladılar, saat 17:45'te havalandılar. Her şey normal görünüyordu.
Ama plan kağıdı üzerinde küçücük bir sorun vardı. Yeni formatta manyetik yön "027.0" olarak yazılmıştı - kuzey-kuzeydoğu, yani Belém'e doğru. Ancak ondalık noktasının tam olarak nereye konacağı belirtilmemişti.
Kaptan Garcez bunu "270" olarak okudu.
180 derece fark. Kuzeye değil, batıya doğru uçaklarını sürdüler.
Dört Saat Boyunca "Bi' Şeyler Yanlış"
Amazon'u yüksekten izleyecek olursanız, 35.000 feet'te göreceğiniz manzara pek iç açıcı değil. Ağaç. Sonsuz ağaç. Hep aynı ağaçlar.
Pilotsuz da olsa hemen fark etmeleri zordu doğrusu. Bir süre sonra Belém kulesiyle telsiz bağlantısı kurdular ve alçalma izni istediler. Hava trafik kontrolörü, radarı olmayan havalimanında onlara izin verdi - tabii nereden geldiklerini bilmeden.
Sonra dünya gerçeği çarptı. Marajó Adası'nı görmeleri gerekiyordu, Belém'in yakınında devasa bir ada. Hiçbir şey göremediler.
Artık endişe verici bir sessizlik çökmüştü. Kokpitte muhabbet muhtemelen şöyleydi: "Ada nerede?" "Bilmiyorum." "Belém nerede?" "Ben de..."
Sorunu anladıklarında iş işten geçmişti. Marabá'ya dönüş yakıtı yoktu. Belém'e ulaşmaları imkansızdı. Santarém'deki en yakın havalimanı da menzilin dışındaydı. Gökyüzünde mahsur kalmışlardı.
Amazon'un İçinde Çöküş ve Hayatta Kalış Mücadelesi
Akşam 21:06'da, planlanan 45 dakikalık uçuşun üzerinden neredeyse dört saat geçmişti. Varig 254, Mato Grosso eyaletinde Amazon ormanının üzerine düştü. Sık bitki örtüsünü yararak bir açıklıkta durabildi.
Bazı yolcular çarpışmada hayatını kaybetti. Bir kısmı da saatler ve günler içinde aldıkları yaralardan gitti. Toplam 12 kişi yaşamını yitirdi.
Ama gerçekten inanılmaz olan başka bir şey vardı: 41 kişi hayatta kaldı.
İki gün boyunca hayatta kalanlar, uçağın enkazında oturdular. Çevrelerinde Amazon'un eşsiz ama acımasız doğası uzanıyordu - zehirli yılanlardan aklınıza gelmeyecek hastalıklara kadar her şey mevcut.
Sonunda dört kişi, bir şekilde yakınlardaki bir çiftliğe ulaşmayı başardı. Bir uçak kazasından sonra ormana doğru yürüyebilmek... Kelimelerle anlatılacak cesaret değil.
Hava Kuvvetleri havadan yiyecek paketleri attı ve kurtarma ekipleri yola çıktı. Hayatta kalan herkes kurtarıldı.
Her Şeyi Değiştiren O Nokta
Peki ne oldu? Pilot hatası mı? Kötü şans mı? Kaderin garip bir oyunu mu?
Hepsi biraz.
Doğrudan neden, o ondalık noktasının yanlış okunmasıydı. Kaptan yanlış yönü belirledi ve uçak tam tersi yöne gitti.
Ama asıl ilginç olan şu: Kaza sonrasında Ulusal Hava Taşımacılığı Pilotları Federasyonu, aynı uçuş planını dünyanın dört bir yanındaki havayollarından 21 pilota gönderdi ve yorumlamalarını istedi.
21 pilotun 15'i aynı hatayı yaptı.
Yani üçte ikisi! Bu pilotların yetersizliği değil - sistem kendisi sorunluydu. Uçuş planı formatı kafa karıştırıcıydı ve şirket değişikliği yeterince açıklamamış, kimsenin yeni sistemi anlayıp anlamadığını kontrol etmemişti.
Sonuç pozitif oldu en azından. Varig tüm uçaklarına yeni navigasyon sistemleri taktı ve bu kaza, havacılıkta net iletişimin ve standart prosedürlerin neden kritik olduğunun ders kitaplarına geçen bir örneği haline geldi.
Küçücük Bir Noktadan Çıkan Ders
Bu hikaye beni uzun zamandır düşündürüyor. Felaketler genellikle tek bir büyük hatadan değil, yan yana geldiğinde felakete dönüşen küçük, masum görünümlü hatalardan doğuyor.
Yeni bir notasyon formatı. Değişiklik sırasında tatilde olan bir pilot. Ondalık noktası için net bir kural olmaması. Varış noktasında radar olmaması. Her biri başlı başına önemsiz görünüyor. Hepsi bir araya gelince bir uçağı ormanın içine gönderiyor.
Açıkçası bu durum kendi hayatımı düşündürüyor. Ben kaç tane "ondalık noktası"nı kaçırıyorum? Fark etmeden yanlış anladığım kaç küçük yanlış anlama var?
Belki zaman zaman o ondalık noktasını kontrol etmeye değer. Ya da en azından pencerenin dışında aradığınız adanın gerçekten orada olduğundan emin olmak için.