Diş minesi yeniden mi doğurulabilir? Bilim bizi şaşırtmaya devam ediyor
Geçen hafta bir şey okudum da, gerçekten ağzım açık kaldı birkaç saniye.
Diş hekimi koltuğunda otururken "yeni bir çürük daha var" cümlesini duyanlar bilir. O an midenin düşmesi, hemen "bu ne kadara patlayacak" hesaplarının başlaması. İşte buna benziyor.
Ama bekleyin, çünkü bilim bu sefer gerçekten işin rengini değiştirmiş olabilir.
Diş minesi: Vücudun en sert malzemesi
Şöyle düşünün. Vücudunuzdaki en sert madde diş minesidir. Kemiklerinizden bile sert. Yani bu madde, doğanın size verdiği en dayanıklı şey.
Tek ama var: Diş minesi bir kez hasar gördü mü, iş bitik. Vücudunuz bunu onaramaz. Cildiniz sürekli yenilenir, kemikleriniz kırılsa bile kaynar. Ama dişleriniz? Onlar doğdukları günkü mine ile idare etmek zorunda.
Şekerli bir şey yediğinizde ağzınızda bakteri partisi başlar. Bu ufak şaklabanlar asit üretir ve mine yavaş yavaş erir. Çürük oluştuğunda da diş hekimi önünüze iki seçenek koyar: ya delmek, ya delmek. Dolgu malzemesiyle deliği kapatırsınız, tıpkı yoldaki çukuru asfaltla doldurmak gibi.
Karşınızda: Mucize jele benzer bir şey
Nottingham Üniversitesi'nden araştırmacılar, bilim kurgu filmlerinde görebileceğiniz bir şey geliştirmiş. Diş minesini yeniden büyütebilen özel bir jel.
Dolgu değil, yama değil. Yeniden büyütme.
Nasıl mı çalışıyor? Jel, vücudumuzun bebekken anne karnında diş minesini oluşturmak için kullandığı proteinlerin aynısını taklit ediyor. Hasar görmüş dişe uygulandığında, jel yüzeyin içine nüfuz ediyor ve mineye yeni bir başlangıç fırsatı veriyor. Küçük çatlakları dolduruyor, sonra tükürüğünüzden aldığı kalsiyum ve fosfat iyonlarıyla mineral yapıyı kristal kristal yeniden kuruyor.
Yani tükürüğünüz, kendi dişinizi onarmaya yardım ediyor. Bilim gerçekten bazen inanılmaz oluyor.
Gerçek hayatta işe yarıyor mu?
Biliyorum ne diyeceğinizi: "Laboratuvarda güzel, ama bir poşet cipsi iki dakikada bitirdiğimde ne olacak?"
Araştırmacılar da bunu düşünmüş. Jelı ciddi testlere tabi tutmuşlar: fırçalama simülasyonu, çiğneme, asitli yiyeceklere maruz bırakma. Sonuç? Yeniden oluşan mine, doğal ve sağlıklı mine kadar dayanıklı çıkmış. Bir elma ısırdığınızda hemen dökülüveren kırılgan bir şey değil yani.
Bu ne anlama geliyor?
Birkaç yıl sonra belki dişçiye gittiğinizde "bu çürüğü delelim" yerine "jel sürüp dişiniz kendini onarsın" diyecek.
Araştırma ekibi teknolojiyi ticarileştirmek için bir şirket kurmuş bile. Hedefleri? Mümkünse önümüzdeki sene dental kliniklere ulaşmak.
Elbette testlerin ve onay süreçlerinin zaman alacağını da biliyoruz. Ama bu konuşuluyor olması bile umut verici.
Sonuç olarak
Ben hayatım boyunca dişlerimle imtihan oldum. Yapılması gereken fırçalama, unutulan ip kullanımı, geçen Ekim'de Halloween şekerlerini silip süpürmenin verdiği suçluluk hissi.
Şimdiyse gerçek bir umut var: dişlerimiz belki kendilerini onarabilecek.
O halde bir dahaki sefere yatmadan önce fırçalamayı atlama düşüncesine kapıldığınızda, şunu hatırlayın: birkaç sene içinde bilim belki bize destek çıkacak.
Ben olsam yine de ip kullanmaya devam edeceğim. Tedbiden zarar gelmez.