Napolyon’un Yüzyıllık Şifresi Yapay Zeka Sayesinde Çözüldü
Bir tarihçi olduğunuzu hayal edin. Elinize 1809 yılından kalma, sararmış bir kağıt parçası geçiyor. Bu, Napolyon Bonapart’ın büyük bir savaştan önce ordularını koordine etmek için yazdığı bir mektup. Ancak bir sorun var: Kağıt; sayılar, harfler ve tuhaf sembollerle dolu, tam bir karmaşa.
Bu mektup, onlarca yıl boyunca "çözülemeyenler" listesinde yer aldı. İnsanlar için sembolleri tek tek yazıya dökmek ve şifreyi çözmek çok yorucu ve uzun bir iş olduğu için bu tarihi parça adeta kilitli kaldı.
Şimdi ise yapay zeka, bu kilidi sonunda açtı.
"İmkansız" Görünen İş Akışı
Yapay zeka mühendisi Carter Church, OpenAI'ın Astra modelini kullanarak bu bulmacayı çözüp çözemeyeceğini test etmeye karar verdi. Aslında bir matematikçi için şifre çözmek çok da zor değildir. Asıl mesele, işin ne kadar çok emek ve zaman gerektirdiğidir.
Yapay zekanın bu problemi çözmek için "çok modlu" (multi-modal) dediğimiz karmaşık bir süreç izlemesi gerekti. Yani aynı anda birkaç farklı görevi yerine getirdi:
- Düşük çözünürlüklü bir görüntüdeki 1.300'den fazla karmaşık sembolü taradı ve yazıya döktü.
- Bu sembolleri kataloglayarak 155 farklı işaret olduğunu tespit etti.
- Hangi sembolün hangi harfe karşılık geldiğini bularak şifreyi çözdü.
- Tarihlerin ve konumların mantıklı olup olmadığını kontrol etmek için tarihi verileri karşılaştırdı.
Yapay zeka, uzmanlardan oluşan bir ekibin haftalarca, hatta aylarca uğraşarak yapabileceği bu işi sadece altı saat içinde tamamladı.
Gizli Mesaj Neydi?
Peki, Napolyon aslında ne demek istemiş? Mektup, Napolyon'un üvey oğlu ve İtalya Valisi Eugène'e gönderilen kritik bir askeri bilgilendirmeydi. Avusturya işgali başlamadan hemen önce, Fransız ve müttefik ordularının tam konumlarını içeriyordu.
Bu mektup bir "ne olur ne olmaz" mesajıydı. Amaç, eğer haberci düşman tarafından yakalanırsa, düşmanın Napolyon'un stratejik planını değil, sadece anlamsız semboller görmesini sağlamaktı.
Bu Neden Önemli? (Sadece Tarih Severler İçin Değil)
"Tamam, bir bulmaca çözüldü ama bunun bize ne faydası var?" diye düşünüyor olabilirsiniz.
Bence mesele sadece Napolyon değil. Bu olay, "gizli" kalmış verilerle nasıl etkileşime gireceğimizin geleceğine dair devasa bir ipucu veriyor.
Church'in belirttiği gibi; bilim, arkeoloji ve tıp gibi pek çok alanda devasa bir veri yığını birikmiş durumda. Veriler orada duruyor ama insan eliyle işlenmeleri çok karmaşık ve yavaş. Uzmanlar var ancak tek bir belgeyi yazıya dökmek için aylarca uğraşacak vakitleri yok.
Yapay zeka, farklı yetenekleri (el yazısı tanıma ve matematiksel kod çözme gibi) birleştirerek bu boşluğu dolduruyor. Yüzyıllardır gözümüzün önünde duran ama çözülemeyen sırları gün yüzüne çıkarıyor.
Şöyle bir düşünün: Gelecekteki en büyük tarihi keşif, belki de büyük bir kazı alanında değil, bir bilgisayar başında, yapay zekaya "şu karışık karalamayı oku" diyen birinin sayesinde gerçekleşecek.