Bilim ve Teknoloji Evreni
← Ana Sayfa
Ölmek Bilmeyen Programlama Dili: COBOL Neden Hâlâ Dünyayı Yönetiyor?

Ölmek Bilmeyen Programlama Dili: COBOL Neden Hâlâ Dünyayı Yönetiyor?

17 Mar 2026 10 görüntülenme

Nesli Tükenmeyen Dinozor

Kahve dükkanında kredi kartınızla ödeme yaparken, arka planda anne babanızdan bile yaşlı bir programlama dilinin o işlemi gerçekleştirdiğini hiç düşündünüz mü? Bu dil COBOL (İş Odaklı Ortak Dil), 1959 yılında yaratılmasına rağmen bugün hâlâ dünyanın en kritik sistemlerinin şaşırtıcı bir bölümünü çalıştırıyor.

"Eisenhower döneminden bir dil, yapay zeka ve kuantum bilgisayar çağında nasıl hâlâ geçerli?" diye düşünüyorsunuzdur. Bu hikayenin ilginç tarafları var.

"Geçici" Çözümler Nasıl Kalıcı Kabuslara Dönüşür

COBOL başlangıçta basit ve okunabilir olsun diye tasarlandı. Neredeyse İngilizce gibiydi. Amaç parlaktı: programlamayı sadece laboratuvardaki bilgisayar uzmanlarına değil, iş dünyasındaki herkese açmak. Sonuç? Fazla başarılı oldu.

Bankalar bu dile bayıldı. Devlet kurumları kollarını açtı. Havayolları rezervasyon sistemlerini COBOL üzerine kurdular. Herkes daha iyi alternatiflerin olduğunu fark ettiğinde, COBOL çoktan betondaki inşaat demiri gibi olmuştu — çıkarmaya kalkışsanız tüm yapı çöker.

Şu rakama bakın: ATM işlemlerinin %95'i hâlâ COBOL koduyla temas ediyor. Para çekerken Beatles'tan bile eski bir programla konuştuğunuzu düşünün.

Büyük COBOL Paradoksu

İşte asıl ilginç (ve korkutucu) kısım buradan başlıyor. COBOL hem her yerde hem de hiçbir yerde:

  • Her yerde: Büyük bankalarda kritik sistemleri çalıştırıyor, Sosyal Güvenlik ödemelerini işliyor, hava trafik kontrolünü yönetiyor
  • Hiçbir yerde: Üniversitelerde neredeyse öğretilmiyor, bu dili bilen geliştiricilerin yaş ortalaması hızla yükseliyor

Sanki şehirdeki tüm köprüleri artık kimsenin öğrenmediği bir yapım tekniğiyle inşa etmişsiniz gibi. Ne ters gidebilir ki?

Neden "Düzeltemiyoruz"

"Neden her şeyi Python ya da JavaScript'te yeniden yazmıyorlar?" diye sorabilirsiniz. Keşke bu kadar kolay olsa.

Maraton koşmaya devam etmesi gereken bir hastaya kalp ameliyatı yapmaya çalıştığınızı düşünün. COBOL sistemlerini modernleştirmek tam da böyle. Bunlar basit uygulamalar değil — günlük milyonlarca işlem yapan, onlarca yıllık iş mantığının milyonlarca kod satırına gömülü olduğu sistemler.

Bir banka yöneticisi temel sistemlerinin 200 milyon satır COBOL kodu içerdiğini söyledi. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Windows 10'da yaklaşık 50 milyon satır kod var. Sadece bir programı değiştirmek değil, dijital medeniyetleri yeniden inşa etmek söz konusu.

Kodun Arkasındaki İnsan Krizi

IT yöneticilerini gerçekten uykusuz bırakan şey: bu sistemleri kuran ve sürdüren insanlar emekli oluyor ya da vefat ediyor. Bir bilgi yok oluş olayıyla karşı karşıyayız.

Geçenlerde 78 yaşında bir COBOL geliştiricisiyle konuştum. Belirli bir havayolu rezervasyon sistemini anlayan sayılı kişilerden biri olduğu için hâlâ kritik sistemleri tamir etmek üzere arıyorlar. "Emekli olamayacak kadar değerliyim" diyor şaka yollu, ama düşününce pek komik değil.

COBOL'un Gölgesinde Yaşamak

Bu bizim için ne anlama geliyor? Şu işlemleri her yaptığınızda:

  • ATM kullanmak
  • Uçak bileti almak
  • Devlet yardımlarına başvurmak
  • Maaşınızın işlenmesi

Büyük ihtimalle ay'a ayak basmadan önce yazılmış kodlara bağımlısınız.

Bu kodlar kötü değil — COBOL sistemleri oldukça kararlı ve güvenilir. Onlarca yıl test edilmişler. Ama aynı zamanda giderek kırılgan, bakımı pahalı ve iş dünyası hızlı değişiklik talep ettiğinde çabucak uyarlaması imkansız sistemler.

İleriye Giden Yol (Bir Nevi)

Teknoloji sektörü yavaş yavaş bu gerçekle yüzleşiyor. Bazı şirketler "COBOL'dan buluta" geçiş araçlarına yatırım yapıyor. Diğerleri yeni geliştiricileri COBOL'da eğitiyor (evet, gerçekten). Cesur birkaç kişi yapay zeka kullanarak COBOL'u modern dillere otomatik çevirmaya çalışıyor.

Ama dürüst olmak gerekirse: bu onlarca yıl sürecek bir süreç, eğer başarabilirsek tabii.

Tüm Bunlardan Çıkan Ders

COBOL bize teknoloji hakkında derin bir şey öğretiyor: bazen "geçici" çözümlerimiz kalıcı hale gelir, bazen de "yeterince iyi" olan şeyler "değiştirilemeyecek kadar büyük" olur.

Bugünün sistemlerini modern diller ve çerçevelerle kurarken şunu sormalıyız: gelecek nesiller hangi teknolojilerimiz için bizi "çıkarılamayacak kadar temel" yaptığımız için lanetleyecek?

Benim bahsim JavaScript üzerinde. Özür dilemem.

#cobol #legacy systems #programming languages #technology debt #software engineering