Plüton'da Sıvı Akış mı? Evren Gerçekten Beklediğimizden Daha Tuhaf
Şunu itiraf etmeliyim: uzay haberlerinde beni her zaman en çok heyecanlandıran şey, evrenin sandığımızdan çok daha garip olabileceğini hatırlatması.
İşte son örnek: araştırmacılar, Plüton'da şu anda sıvı akış olabileceğini duyurdu. Su değil tabii — sıvı azot kastediyorlar. Ama yine de sıvı. Yıllardır donmuş, ölü bir top olduğunu düşündüğümüz bir gezegende.
Kanıtlar New Horizons'tan geliyor. 2015'te Plüton'un yanından geçen ve bu uzak dünyaya ilk yakın bakışı sağlayan sevimli uzay aracı. Bilim insanları o günden beri görüntüleri inceliyor ve sonunda Sputnik Planitia'da ilginç bir şey fark ettiler — Plüton'un yüzeyinin bir kısmını kaplayan devasa kalp şeklindeki buzikı.
Bu buzulun kuzey kesiminde koyu çizgiler ve lekeler var. Araştırmacılar daha yakından bakınca, bu izlerin Dünya'daki buzularda — sıvı su olduğunda görülenlerle — şaşırtıcı benzerlik taşıdığını gördüler. Grönland buzul örtüsünü düşünün: koyu çizgiler, suyun yüzeyde biriktiği veya aktığı yerlerde beliriyor.
Peki bu Plüton için ne anlama geliyor? Ekip, sıvı azotun büyük ihtimalle yüzeyin derinliklerinden yükseldiğini, çatlaklar ve kanallar boyunca ilerlediğini ve bazen buzulun donmuş dış kısmına ulaştığını düşünüyor.
İşte asıl ilginç olan kısım: modeller, Sputnik Planitia'nın altındaki azot buzu — birkaç kilometre derinliğinde— doğru koşullarda eriyebileceğini gösteriyor. Alttan gelen ısı ve basınç, sıvı azot cepleri oluşturabilir. Ve tıpkı Dünya'da magmanın kabuk boyunca ilerlemesi ya da kaynak sularının yüzeye fışkırması gibi, bu sıvı dar kanallar boyunca yukarı doğru itilebilir.
Yüzeye ulaştığında sonsuza kadar kalamayabilir (Plüton sonuçta inanılmaz derecede soğuk), ama bir süre buzulun üzerinde hareket edebilir ve arkasında o karakteristik koyu izleri bırakabilir.
"Plüton bizi hiç şaşırtmaktan vazgeçmiyor," diyor araştırmanın lideri Dr. Alan Stern. Ve gerçekten, bu söz bu küçük dünyaya bakış açımızı ne kadar iyi özetliyor.
Aslında dersimizi almamış mıydık? Voyager 1989'da Neptün'ün uydusu Triton'un yanından geçtiğinde, yüzeyden fışkıran gayzerler görmüştü. Triton Plüton'dan bile soğuk. Triton aktif jeolojiye sahipse, Plüton neden olmasın?
Ama asıl mütevazılık hissi veren şey şu: Plüton'un sadece yaklaşık yarısını yüksek çözünürlükte gördük. Keşfedilecek daha çok şey var. Diğer yarısı belki daha da büyük sürprizler — bu uzak dünyanın sandığımızdan çok daha az ölü olduğuna dair daha fazla kanıt — saklıyor.
Beni en çok heyecanlandıran şey, bunun güneş sisteminin ne kadar dinamik olduğunu gösteriyor olması. Sıvıyı en beklenmedik yerlerde buluyoruz. Mars'ta antik nehirler vardı. Europa'nın muhtemelen yüzey altı okyanusu var. Titan'ın metandan gölleri ve yağmuru var. Ve şimdi, belki de Plüton'da sıvı azot buzulları.
Evren sandığımız kadar sessiz ve durağan değil. Güneş sisteminin en karanlık, en soğuk köşelerinde bile işler oluyor. BuZ eriyor. Sıvılar hareket ediyor. Ve bir yerde, hiç öngörmediğimiz şekillerde tuhaf kimya işliyor.
Peki başka neler bizi şaşırtmayı bekliyor?