Bu hafta karşıma çıkan bir araştırma var, gerçekten şaşırdım doğrusu.
"Şekeri bırak, daha sağlıklı olursun" lafını duymayanımız yoktur herhalde. Neredeyse sorgulanmaz bir hakikat haline geldi. Ama Endokrin Derneği'nin yıllık toplantısında sunulan yeni bir araştırmaya göre bu tavsiye eksik kalmış olabilir.
Her Şeyi Değiştiren Çalışma
Kuveyt'teki Dasman Diyabet Enstitüsü'nden araştırmacılar ilginç bir şey yapmışlar. İki grup fareyi düşük yağlı diyetle beslemişler — tek farkla. Bir grup sıradan sofra şekeri almış, diğer grup ise hiç şeker almamış.
On altı hafta sonunda sonuçlar beklenmedik çıkmış.
İşte ilginç kısım: her iki gruptaki fareler de benzer vücut ağırlığını korumuş. Yani "en azından şekersiz fareler daha zayıf kaldı" diye düşünüyorsanız, hayır. Öyle olmamış.
Ama şekersiz diyetle beslenen farelerde ciddi sorunlar ortaya çıkmış:
- Kötüleşen glukoz kontrolü
- İnsülin direnci (metabolik sağlık açısından önemli bir sorun)
- Bağırsak bakterilerinde dengesizlik
- Bağırsak iltihabı
- Karaciğer yağlanmasıyla ilişkili değişiklikler
Evet, şekeri çıkararak tam da kaçınmaya çalıştığımız metabolik sorunların hepsini kaptılar.
Bağırsaklarınız Sandığınızdan Akıllı
Araştırmanın lideri Dr. Rasheed Ahmad'ın söylediği çok yerinde: "Düşük yağlı bir diyetten şekeri tamamen çıkarmak, bağırsak sağlığını şaşırtıcı biçimde bozabilir ve iltihaplanma ile metabolik disfonksiyona yol açabilir — bu da dengeli beslenmenin şekeri basitçe ortadan kaldırmaktan daha önemli olduğunu ortaya koyar."
İşte beni gerçekten düşündüren kısım bu.
Şekeri o kadar uzun zamandır kötü adam ilan ettik ki bağırsaklarımızın düzgün çalışması için belirli şeylere ihtiyaç duyduğunu unuttuk. O küçük bağırsak mikropları mı? Onlar sadece pasif yolcular değil. Sindirimde, bağışıklık sisteminde ve görünüşe göre tüm metabolik sistemimizin işleyişinde aktif rol oynuyorlar.
Şekeri tamamen çıkarınca bu hassas ekosistem bozulabiliyor. Vücudunuz da buna tepki veriyor.
Sizin İçin Ne Anlama Geliyor
Şimdi, kahvenize üç kaşık şeker atmaya başlayın demiyorum. Araştırma öyle demiyor.
Ne diyor peki? Beslenme nüanslı. Gerçekten, gerçekten nüanslı.
"Şunu ortadan kaldır yeter" yaklaşımı, vücudumuzdaki her şeyin ne kadar bağlantılı olduğunu görmezden geliyor. Günde bir dondurma? Muhtemelen iyi değil. Ama bir muz mu? O da şeker — üstelik lif, potasyum ve bir sürü iyi şeyle birlikte geliyor.
Dr. Ahmad bu araştırmanın resmi beslenme rehberlerini etkileyebileceğini düşünüyor. İnsanlara sadece "daha az şeker yiyin" demek yerine, gelecekteki kılavuzlar sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunu ve genel diyet dengesini desteklemeye daha çok odaklanabilir.
Sonuç
Şöyle düşünüyorum: beslenme aşırılıkları çağındayız ve açıkçası yorucu. Önce yağ düşmandı. Sonra karbonhidratlar. Sonra şeker. Şimdi bu.
Asıl ders "daha çok şeker yiyin" değil. Vücudumuz karmaşık ve basit çözümler nadiren işe yarıyor.
Denge gibi görünüyor asıl cevap. Dramatik eleme değil, hepsi ya da hiçbir şey yok — bağırsaklarınızın işini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu şeyleri alan makul, çeşitli bir diyet.
Bazen bilim bizi yanıltsın, sanırım bu da o anlardan biri. Her şeyi çözdüğümüzü sanıyorduk. Meğer daha başındaymışız.
Kaynak: ScienceDaily