Tarih Dedikleri Şey: Kazananların İfadesi
"Tarih, kazananlar tarafından yazılır" sözünü duymuşsunuzdur. Yüzyılı aşkın süredir Asur krallarının kesin listesi olarak kabul edilen Asur Krallar Listesi hakkında yeni bir araştırma, bu sözün ne kadar gerçek olabileceğini gözler önüne seriyor.
Alexander Johannes Edmonds ve Eckart Frahm adlı iki araştırmacı, Journal of Cuneiform Studies dergisinde yayımladıkları çalışmada listede en az üç kralın eksik olabileceğini öne sürüyor. Üstelik bu kralların bilinçli şekilde silindiğine dair kanıtlar var.
Burada küçük bir idari hatadan bahsetmiyoruz. Antik dünyanın en güçlü imparatorluklarından birinin, kaynakçasız bir Wikipedia sayfasını düzenlemesinden söz ediyoruz.
Gökyüzü İşareti ve Taht Kavgası
İlk "kayıp" kralın hikâyesi gerçekten ilginç.
Daha önce yaşamış ünlü bir Asur kralının adını taşıyan biri, resmen tanınan hükümdar Aššur-dān III'ü devirmeye çalışmış. Adı da Tiglath-pileser. Bu sıradan bir darbe girişimi değil; güneş tutulmasının hemen ardından gerçekleşmiş.
Antik dünyada göksel olaylar sadece izlenecek ilginç şeyler değildi—derin manevi işaretlerdi. Güneş tutulması tanrıların mesaj gönderdiği anlamına gelirdi. Birinin iktidarı ele geçirmek için ilahi onay iddia etmesi için mükemmel bir fırsattı.
Bu rakip Tiglath-pileser yaklaşık bir yıl (MÖ 763-762 civarı) hüküm sürmüş. Kanıt, British Museum'daki bir kil tabletten geliyor; tablet, saltanatı döneminde verilen kraliyet bağışlarını kaydediyor. Yani bu kişinin fiilen yönettiğine dair kesin delil var. Ama resmi Krallar Listesi'nde adı yok.
Bunun nedeni basit: resmi kral Aššur-dān III "kazanmış." Kazananların tarihi yazma ayrıcalığı—işte böyle somutlaşıyor.
Başsız Heykel
İkinci vaka bir arkeoloji dedektiflik hikâyesi.
1894'te Irak'ta bulunan bir stel (oyulmuş taş anıt) yüzyılı aşkın süredir araştırmacıları şaşırtıyordu. Bir kralın adı kazınmış ve yerine Tiglath-pileser'in adı yazılmıştı.
Edmonds ve Frahm'ın önerdiği açıklama oldukça basit: Tiglath-pileser III MÖ 745'te iktidara geldikten hemen önce Šalmaneser adında bir kral hüküm sürmüş. Yeni hükümdar iktidarını pekiştirirken, "Hayır, kendisinden önce gelen sayılmaz" demiş. Ve bir kral resmi kayıtlardan silinivermiş.
Üçüncü vaka belki de en tuhaf olanı: Aššur-uballiṭ adında bir hükümdar. Tukultī-Ninurta II'nin bir metninde bu Aššur-uballiṭ tarafından restore edilmiş bir ritüel kabı geçiyor. Ama Krallar Listesi'nde Tukultī-Ninurta I ile Tukultī-Ninurta II arasında böyle bir kral yok.
Asur antik kentinde bulunan hasarlı bir heykel de var. Üzerinde kraliyet figürü görülüyor ama kafa, kollar ve kraliyet sembolleri eksik. Araştırmacılar bu başsız kralın unutulan Aššur-uballiṭ olabileceğini düşünüyor.
Çok dramatize etmek istemiyorum ama... tek bir heykel için epey hasar, değil mi? Birinin bu adamın kimliğini silmeye gerçekten kararlı olduğunu düşündürüyor.
Neden Önemli?
Bu çalışma beni şu düşünceye itti.
Araştırmacılar, Asur Krallar Listesi'nin asla tarafsız bir tarihsel kayıt olmadığını öne sürüyor. Bunun yerine "meşruiyet külliyatı" işlevi görmüş—yani devlet tarafından resmen onaylanan kralların listesi.
Kısa süreli bir hükümdar, rakip bir iddia sahibi ya da iktidar mücadelesini kaybeden biriysen, listeye giremiyordun. Yönetimin aylarca hatta yıllarca işlediği görülse bile, doğru soy zincirine veya siyasi fraksiyona ait değilsen, listeden siliniyordun.
Bu, antik kaynakları değerlendirme biçimimizi değiştiriyor. Krallar listelerini güvenilir, yansız kayıtlar olarak kabul ediyoruz. Oysa bunlar tıpkı bugün olduğu gibi siyasi gündemleri olan insanlar tarafından oluşturulmuş.
Daha Geniş Perspektif
Asur İmparatorluğu antik dünyanın süper güçlerinden biriydi. Geniş yol ağları kurdular, sofistike yönetim sistemleri geliştirdiler, inanılmaz sanat ve mimari yarattılar. Hâlâ bazı örgütsel yapıları tanımlamak için "Asur" terimini kullanıyoruz.
Ve yine de, bu kadar belgelenmiş bir uygarlık için bile bilmediğimiz—daha doğrusu, bilmemiz istenmeyen—çok şey var.
Edmonds ve Frahm bize antik devlet yönetiminin perdesini aralamış. İktidar mücadeleleri, siyasi meşruiyet ve tarihsel hafıza MÖ 700'lerde de tıpkı bugün olduğu kadar önemliydi.
Birileri size tarihin nesnel olduğunu söylerse, Asur Krallar Listesi'nden silinen üç kraldan bahsetmeyi unutmayın. Bazı şeyler hiç değişmiyor.
Kaynak: ScienceDaily - "Üç Yeni Asur Kralı" çalışması, Journal of Cuneiform Studies