Alcatraz'dan Kaçış: Devlet "İmkansız" Demişti, Onlar Yaptı
1962 yazında üç insan yaptı olanlar, bugün bile hala konuşuluyor. Frank Morris ile John ve Clarence Anglin kardeşler, dünyanın en güvenli hapishane olarak kabul edilen Alcatraz'dan kaçmayı başardı. Ya da en azından kaçmaya çalıştı. Bu hikaye, insanın sınırlarını aşması ve yaratıcılığı hakkında çok şey söylüyor.
FBI bile Kongre'ye bu kaçışın "neredeyse imkansız" olduğunu söylemişti. Adanın etrafındaki dondurucu sular ve güçlü akıntılar, herkes için birer engel teşkil ediyordu. Ama bu üç insan plan yaptıktan sonra, su geçirmez bir sal yapmaya karar verdiler. Malzeme? Hapishane üniforması olarak verilen yağmurluklar. Evet, basit gözükebilir ama bu plan aylarca gizli çalışmanın sonucuydu.
Planın İlk Aşaması: Kukla ve El Yapımı Aletler
Kaçışa başlamak için önce hücrelerin arkasındaki metal hava şaftlarından geçmeleri gerekiyordu. Bunu nasıl yaptılar? Kırık bir elektrik süpürgesi motorundan bir matkap yaptılar. Aylar boyunca sessiz sedasız bu metal kapakları delmeye devam ettiler. Görevliler geceleri hücre kontrolü yaparken hiçbirşey fark etmedi.
Neden? Çünkü yataklarında uyuyan insanlar vardı. Ama bunlar insan değildi—alçıdan yapılmış, gerçekçi rengiyle boyanmış başlar. Saçları bile vardı. Basit bir yöntemdi ama mükemmel şekilde işe yaradı.
Hücreleri geçtikten sonra gizli bir koridora, oradan da hapishane çatısına ulaştılar. Fakat buradan sonra, gerçek zorluk başlıyordu. Binayı terk etmek bir şeydi; adayı terk etmek başka birşeydi.
Yağmurluklardan Sal Yapmak
Bu kısım gerçekten zekice düşünülmüştü. Alcatraz'da mahkumlara çalışma sırasında yağmurluk veriliyordu. Hiç kimse bunun kaçış planının parçası olabileceğini düşünmezdi.
Morris ve Anglin kardeşler bu yağmurlukların kauçuk malzemeden yapıldığını fark ettiler. Yani kesilebilir, yapıştırılabilir ve birleştirilebilirdi. Sessiz bir kaynak ağı kurmaya başladılar. Diğer mahkumlar bahçedeki antrenmanlar sırasında yağmurlukları bırakıyor, kaçış ekibi bunları toplayıp gizliyordu. Sonunda 50 civarında yağmurluk topladılar.
Her parçayı dikkatlice kestiler, yapıştırdılar ve el ile diktiler. Tüm dikiş ve birleştirme işleri için hapishanedeki buhar borularından yardım aldılar. Sonuç olarak, 6 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğinde, suya dayanıklı bir sal ortaya çıktı.
Popüler Mekanik Dergisinin Rolü
Bunun en ilginç kısmı budur: bir hapishanede bulunması gereken ama yasaklanması gereken dergileri okudum. Popüler Mekanik dergisinin eski sayılarını hapishanenin kütüphanesinden çıkarmayı başarmışlardı.
Mart 1962 tarihli bir sayıda yüzme cihazları hakkında bir yazı vardı. Kasım 1960 tarihli başka bir sayı ise kauçuk ornalar nasıl yapılır konusunu ele alıyordu—ve bu yazı, kauçuk parçalarının birleştirilme yöntemlerini anlatıyordu.
Hapishanede bunları okuyan birisi, kauçuk çimentosu (hapishanenin ayakkabı ve eldiven yapan atölyelerinden gizlice topladıkları) kullanarak nasıl su geçirmez bir şekil oluşturacağını öğrendi. Denetim yetkilileri bu tür bilgiyi yasaklamış olması gerekirdi. Ama enteresan bir şekilde bu dergiler araya sızdı.
Hiç Biri Başardı mı?
İşte cevaplanmayan soru: Bu üç insan hayatta kaldı mı?
Cezaevleri İdaresi resmi olarak üçünün kayıp ve muhtemelen boğulmuş olduğunu söylüyor. Haziran ayında Alcatraz çevresindeki sular buz gibiydi. Akıntılar tehlikeli, koşullar ölümcüldü. Bu açıdan bakıldığında, salın çalışmış olsa bile, yaşamalarının olasılığı düşüktü.
Fakat FBI bu sonuçtan emin değil. Bazı bulgular, üçünün Angel Island'a hatta ana karaya ulaştığını gösteriyor olabilir. Onlarca yıl boyunca çeşitli gözlemleri ve dolaylı kanıtlar ortaya çıktı. Ama kesin bir cevap hiç gelmedi.
Neden Hâlâ Bu Konuşuyoruz
Bu hikayenin en etkileyici yanı, hayatta kaldıkları mı kaldıkları meselesinde değil. Asıl mesele, üç insanın gösterdiği yaratıcılık, sabır ve kaynak bulma becerisidir.
Günlük eşyaları—yağmurlukları, yapıştırıcıları, eski motoru—özgürlüğün araçlarına dönüştürdüler. Bilgi sahibi oldular, topluluk içinde işbirliği yaptılar. Hükümetin "imkansız" dediği şeyi, insan zekası ve azimle gerçekleştirmeyi denediler.
Dördüncü bir mahkum olan Allen West da bu plana katılmıştı ama hücresinden zamanında çıkamadı. Bu detay, durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu hatırlatıyor.
Morris ve Anglin kardeşlerin San Francisco Körfezi'nde mi hayat kaybettikleri, yoksa başka yerlerde mi yaşamlarını sürdürdükleri, Amerika'nın çözülmemiş gizemlerinden biri olmaya devam ediyor. Ama onların yaptıkları sal? O bir gizem değil. O, kararlılık ve zeka ile imkansızı mümkün hale getirmenin kanıtı.