Evren Bize Bir Sır Gizliyor—Ve Bu Sır Belki de Başka Boyutlarda
Anahtarlarını kaybedip birinin çaldığını düşündüğün o anı hatırlıyor musun? İşte fizikçiler de onlarca yıldır benzer bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Tek farkı, kaybolan şey anahtarlar değil—evrende var olan maddenin yüzde 85'i.
Konuştuğumuz şey karanlık madde. Bu gizemli madde her yerde var ama hiç kimse bunun ne olduğunu bilmiyor. Işık çıkarmıyor, ışığı absorbe etmiyor, direkt olarak tespit etme çabalarımızı yok saymış hali ile karşımızda duruyor. Tıpkı evrenin en zor gizli saklamaca oyununda kaybolmuş gibi.
Beşinci Boyut Fikrini Ortaya Koy
İşte buradan sonrası iyi hale geliyor. Peki ya karanlık madde aslında uzayda saklı değil de, bizim erişemediğimiz başka boyutlarda gizlenmiş olsa? Bazı fizikçiler ciddiyetle araştırıyor: ya çok küçük, kendi üzerine katlanmış boyutlar şu an hemen yanımızda var olsa?
Bunu şöyle düşün: bir kağıt yüzeyi. Biz onun düz yüzeyinde yaşıyoruz—sağa sola, ileri geri gidebiliyoruz. Ama ya o kağıdın her bir noktasında, iç ve dış yönlere giden, fakat çok küçük olduğu için göremediğimiz ufak tüneller olsa? İşte bu ekstra boyutlar böyle bir şey olabilir.
Kayıp Parçacık Problemi
Sıra heyecan verici kısma geldi. Eğer bu boyutlar gerçekten varsa, bazı parçacıklar onların içine kayabilir. Öyle olunca da evrenimizde izlerini kaybederiz. Onları göremeyiz, normal enstrümanlarımızla tespit edemeyiz—gözümüzden kaybolurlar tamamen.
Ama burada harika olan kısım şu: fizik açısından bakıldığında bu parçacıklar yok olmamışlardır aslında. Çevrelerindeki her şeyle yerçekimi aracılığıyla etkileşim halinde kalmaya devam ederler. Galaksiler hala onların etkisi altında, kozmik yapılar hala onların çekimine göre hareket ediyor. Sadece biz bunu doğrudan göremiyoruz.
Bunun Neden Önemli Olduğu
Bilim insanları bu teoriyi kanıtlarsa sadece karanlık maddeyi açıklamış olmayacaklar. Gerçekliğin kendisini nasıl anladığımızı tamamen değiştirecekler. Yanımız başımızda duran, ekstra boyutlara fiilen kanıt bulacağız. Evren sandığımızdan çok daha karmaşık olduğunu göreceğiz.
Bonus olarak bu fikir yer çekimi dalgaları ve eğri uzay-zaman gibi garip fiziğe de bağlanıyor. Bunların hepsi bir zamanlar sadece teori idi, şimdi ölçülebilir gerçeklik haline geldiler. Einstein uzay ve zamanın esnek ve tuhaf olduğunu gösterdi. Bu yeni teori onların bundan da garip olduğunu söylüyor.
Önümüzdeki Çıkmazlar
Beni en çok heyecanlandıran şey, teori doğru çıksa da çıkmazsa da fizikçilerin bu çılgın fikirleri ciddiye alıyor olması. Evrende açıklanamayan şeyleri görmezden gelmiyor, daha geniş düşünüyor ve yeni fikirler test ediyorlar.
Atılımlar böyle oluyor. Kimsenin böyle sormadığı "ya eğer?" sorusunu soyan biri çıktığında, aniden gerçekliği başka bir açıdan görüyoruz.
Evren biraz daha gizemli hale geldi. Bu da bilimin nasıl olması gerektiğini gösteriyor aslında.