Beynin Sıradışı Oyunu: Zamanı Şekil Olarak Görmek
Takvimi açıp "bütün hayatım yanlış mı geçti?" diye sormak nasıl hissettiriyor acaba? Dr. Mary Spiller bunun ne demek olduğunu biliyor. Bilişsel psikolog olarak yıllarca herkesin zamanı aynı şekilde algıladığını sanmış—hava da yüzen bir oval olarak. Sonra ortaya çıktı ki, o kadar yalnız değilmiş.
Bu olay, zaman-uzay sinestetezi adlı ilginç bir duruma yol açtı. İnsan beyni konusunda bulunmuş en garip ve merak uyandırıcı şeylerden biri işte bu.
Beyinde Ne Oluyor?
Sinestetezi anlamak basit: bazı insanların beyinlerinde duyular arasındaki sınırlar daha bulanık. Çoğumuzda görmek, duymak, tatmak ayrı ayrı işlenen bilgiler, sinestetik beyinlerde birbirine karışıyor.
En bilinen türü sayılar ve harfleri renkle bağdaştırma. "5 numarası kesinlikle mavi" diyenler vardır ya—o işte budur.
Ama zaman-uzay sinestetezi daha garip bir durumu. Bu kişiler için zaman soyut bir kavram değil—mesafesi ve şekli olan gerçek bir şey. Birisi bunu şöyle anlattı: beyinde hopscotch (sekme taşı) oyunu gibi kareler vardır, hep "bugün" üzerinde durursun, gelecek tarihler ne kadar ilerideyse o kadar küçük görünür. Yakın olan büyük, uzak olan ufak.
Kağıt üzerinde perspektif çizimi yapar gibi davranır beyni.
Neden Böyle Oluyor?
Bilim insanları hala tam olarak bunu açıklayamıyor. Ama birkaç ciddi teori var.
İhtimal 1: Hepimiz Aslında Sinestetikiz
Bazı araştırmacılar bütün insanların beyininde duyuları birleştirebilecek bağlantılar olduğunu söylüyor. Fark, çoğumuzda bu bağlantılar kapalı kalıyor. Ama sinestetik beyinlerde bu "fren" daha gevşek. Bilimi kanıtlayan şey ise: sensoryal yoksunluk sırasında veya bazı psikedelik maddelerin etkisinde normal insanlar da synesthesia yaşıyor—sesleri görüyor, renkleri duyuyor.
İhtimal 2: Doğru Doğru Farklı Kablolama
Diğer açıklama daha direkt: sinestetiklerin beyni farklı gelişmiş. Duyusal bölgeler arasında daha fazla sinaptik bağlantı var. Beyin taramaları bunu gösteriyor—gri ve beyaz madde miktarları gerçekten fazla.
Üçüncü Olasılık Daha Garip
Michigan Üniversitesi'nden David Brang gibi araştırmacılar başka bir şey öne sürüyor: belki sinestetiklerin beyni daha hızlı tepki veriyor. Dış uyaranlara daha dramatik yanıt verme eğilimi var. Sanki duyusal girdinin hacmini maksimum yapıyor.
Muhtemelen tek bir neden yok. Kablolama, hiper-duyarlılık, genetik faktörler—hepsi birlikte çalışıyor.
Neden Umursayalım?
Tamam, bazı insanlar zamanı oval şekil olarak görüyor. İlginç ama bu neyi değiştirir ki?
Önemli bir konu aslında. Sinestetezi kalıtsal—ailede geçiyor. Dünya nüfusunun yüzde 4'ü bu durumun en az bir türünü yaşıyor. 330 milyondan fazla insan var bu sayıda.
Bu insanları incelemek, algının nasıl çalıştığını anlamaya yardımcı oluyor. Beyin sürekli duyusal bilgiyi, algılanan gerçekliğe dönüştürüyor. Bunun çoğu bilinçaltında olur.
Ama zamanı şekil olarak gören biriyle konuşunca, beynin derinliklerini görebiliyorsun. İnsan bilincinin temelini öğreniyorsun.
Düşünüp taşınırsan çok derindi bu. Senin gördüğün renkler, algıladığın zaman, müziğin hissi—bunların hiçbiri objektif gerçeklik değil. Hepsi beyinin kendi çevirisi.
Bazı insanlar için bu çeviri biraz daha farklı, o kadar.
Kısacası
Birisi "sayıları renkli görüyorum" veya "zamanın şekli vardır" dediğinde, bunu garip diye geçme. İnsan algısının ne kadar şekil değiştirebilir, ne kadar esnek olduğunu gösteriyor.
Beyinin şu anda senin gerçekliğini inşa etmek için neler yapıyor olduğunu düşün. Bazı insanların beyni bu işi, diğer herkesten biraz daha görünür şekilde yapıyor.
Açıkçası, az kıskandırıyor.